10. Sınıf Tarih İlke Yayınları Ders Kitabı Cevapları Sayfa 79

10. Sınıf Tarih ders kitabı cevapları her sınıf ve düzeyden öğrencilerin ödevlerine yardımcı olması için paylaşıyoruz. 2019 2020 Eğitim öğretim yılı için okullarda okutulan 10. Sınıf Tarih ders kitabı etkinlik cevapları için bu sayfayı baştan sona inceleyebilirsiniz. Daha iyi anlamanız için her bir etkinliği ayrı ayrı çözümledik. Eklenmesini ve düzeltilmesini istediğin yerler olursa yorum kısmından yazmayı unutmayın.

Sayfanın Cevapları:

10. Sınıf İlke Yayınları Tarih Ders Kitabı Tımar Sistemi ve Tımarlı Sipahiler Cevapları

10. Sınıf Tarih Ders Kitabı İlke Yayınları 3. Ünite Devletleşme Sürecinde Savaşçılar ve Askerler Sayfa 78, 79, 80  Tımar Sistemi ve Tımarlı Sipahiler Etkinlik Soruları ve Cevapları

Tımar Sistemi ve Tımarlı Sipahiler

10. Sınıf İlke Yayınları Tarih Ders Kitabı Sayfa 78 Cevabı

Daha önceki Türk İslam devletlerinde uygulanan ikta sistemi ve bu sistemin devlete kazanımları hakkında da neler biliyorsunuz? Açıklayınız.

  • Cevap:

TIMAR SİSTEMİ VE ÖZELLİKLERİ CEVAPLARI

Osmanlı toplumu sosyal bakımdan yönetenler (askerîler) ve yönetilenler (reaya) olmak üzere ikiye ayrılırdı. Ancak sınıf ayrımı söz konusu değildi. Devlete hizmet karşılığı reayadan askerî sınıfa geçmek mümkündü. Yönetenler (askerî) sınıfı ilmiye, seyfiye ve kalemiyeden oluşurdu. Yönetilenler (reaya) ise askerî sınıfın dışında kalan köylüler, şehirliler ve konar-göçerlerdi. Reayanın askerî sınıftan tek farkı, devlete vergi ödemesiydi. Osmanlı Devleti’nde reaya, Müslim ve gayrimüslimlerden oluşurdu. Bunlardan gelirlerine göre çeşitli vergiler alınırdı.

10. Sınıf İlke Yayınları Tarih Ders Kitabı Sayfa 79 Cevabı

TIMAR SİSTEMİ
Tımar, devlet görevlilerine hizmetleri karşılığında, belli bir bölgenin vergi toplama yetkisinin devredilmesi anlamına gelmektedir. Geçimlik anlamına gelen dirlik terimi, tımar ile eşanlamlı olarak kullanılmaktadır. Tımar yoluyla kâtipler, dinî görevliler, kadılar vb. sivil görevlilere maaşları karşılığında gelir tahsisleri yapılmasına rağmen, genel uygulamada, asıl amacın seferler için asker beslemek
olduğu söylenebilir. Tımar sistemi, yalnızca askerî ihtiyaçları düzenlemekle kalmamış, eyalet idaresinin yanı sıra devletin ekonomik, sosyal ve zirai politikalarını da büyük ölçüde şekillendirmiştir.
Tımarlı sipahiler, tasarruf etmekte oldukları tımarın geliri düzeyinde ve belirlenen kurallar dâhilinde seferlere katılmak mecburiyetindeydiler. Sefer mevsimi başladığında -bu genelde mart veya nisan aylarıdır- çeribaşları bir zeametteki sipahileri toplayarak subaşına katılmakta, subaşılar da bir araya gelerek sancak beyinin etrafında toplanmaktadır. Beylerbeyi de sancaklardan toplanan sipahi birliklerini bir araya getirerek padişahın ordusuna katılmak üzere toplanma yerine gitmektedir.

Tımar sisteminin Osmanlı Devleti için sağladığı faydaları aşağıdaki tabloya yazınız.

  • Cevap:

İDARİ:  Bölgenin güvenliği sağlanır. Ülke bayındır (imar) hale getirilir.

ASKERİ: Devlete yük olmadan asker yetiştirilir, askerlik masrafları azalır. Sürekli hazır ordunun bulunmasını sağladı.

EKONOMİK:  Vergiler düzenli olarak toplanır. Toprak sürekli ekip-biçildiği için üretimin devamlılığı sağlanmış olur.

10. Sınıf İlke Yayınları Tarih Ders Kitabı Sayfa 80  Cevabı

TIMARLI SİPAHİLER CEVAPLARI

Tımarlı sipahiler (Görsel 3.6), Osmanlı ordusunun en önemli ve en kalabalık atlı kuvvetleri idi. Tımar sahiplerinin vergi gelirine göre beslemek zorunda oldukları bu atlı askerlere “cebelü” de denirdi. Tımarlı sipahileri, has, zeamet ve tımar sahipleri besledikleri için devlete ekonomik yönden yük olmazlardı. Devletten maaş almaz, ganimet elde etmezlerdi. Tımarlı sipahiler bağlı bulunduğu bölgede reayadan vergileri toplarlardı. Tımarlı sipahilerin yıllık gelirleri, hizmet kıdemlerine göre bin ile yirmi bin akçe arasında olurdu.

Tımarlı sipahiler, Türk ve Müslümanlardan oluşurdu. 

10. Sınıf Din Kültürü Nev Yayınları Ders Kitabı Cevapları Sayfa 79

10. Sınıf Din Kültürü ders kitabı cevapları her sınıf ve düzeyden öğrencilerin ödevlerine yardımcı olması için paylaşıyoruz. 2019 2020 Eğitim öğretim yılı için okullarda okutulan 10. Sınıf Din Kültürü ders kitabı etkinlik cevapları için bu sayfayı baştan sona inceleyebilirsiniz. Daha iyi anlamanız için her bir etkinliği ayrı ayrı çözümledik. Eklenmesini ve düzeltilmesini istediğin yerler olursa yorum kısmından yazmayı unutmayın.

Sayfanın Cevapları:

10. Sınıf Nev Yayınları Din Kültürü ve Ahlak Bilgisi Ders Kitabı Sayfa 79 Cevabı

“10. Sınıf Nev Yayınları Din Kültürü ve Ahlak Bilgisi Ders Kitabı Sayfa 79 Cevabı” ise önce sorular yazıldı daha sonra kitabın üzerinde çözülerek gösterildi. Önce sorular hemen ardından ise cevaplar mevcuttur.

SORULAR

Soru:

Kültür kavramı sizde ne gibi anlamlar çağrıştırıyor? “Kültürlü insan, kültürsüz insan, İslam kültürü, popüler kültür, Batı kültürü, Doğu kültürü” ifadeleri günlük konuşmalarda hangi anlamlarda kullanılır? Arkadaşlarınızla tartışınız.

  • Cevap: Bir milletin konuştuğu dil, yaşadığı tarih, düşündüğü gelecek ortaktır. Giysileri, ninnileri, şarkıları, örf adetleri, gelenek görenekleri, halk oyunları vs birbirine benzer. İşte bir milletin birbirine benzeyen bu ortak yönlerine kültür denir. Farklı toplum ve zihniyetlerin oluşturdukları kültüre işaret etmektedir. 

 

10. Sınıf Türk Dili ve Edebiyatı MEB Yayınları Ders Kitabı Cevapları Sayfa 79

10. Sınıf Türk Dili ve Edebiyatı ders kitabı cevapları her sınıf ve düzeyden öğrencilerin ödevlerine yardımcı olması için paylaşıyoruz. 2019 2020 Eğitim öğretim yılı için okullarda okutulan 10. Sınıf Türk Dili ve Edebiyatı ders kitabı etkinlik cevapları için bu sayfayı baştan sona inceleyebilirsiniz. Daha iyi anlamanız için her bir etkinliği ayrı ayrı çözümledik. Eklenmesini ve düzeltilmesini istediğin yerler olursa yorum kısmından yazmayı unutmayın.

Sayfanın Cevapları:

10. Sınıf Meb Yayınları Türk Dili ve Edebiyatı Ders Kitabı 2. Ünite Hikaye Ünite Sonu Ölçme ve Değerlendirme Cevapları

10. Sınıf Türk Dili ve Edebiyatı Ders Kitabı Meb Yayınları 2. Ünite Hikaye Sayfa 74, 75, 76, 77, 78, 79 Ünite Sonu Ölçme ve Değerlendirme Soruları ve Cevapları

ÜNİTE SONU ÖLÇME VE DEĞERLENDİRME CEVAPLARI

10. Sınıf Meb Yayınları Türk Dili ve Edebiyatı Ders Kitabı Sayfa 74 Cevabı

Aşağıdaki cümlelerde boş bırakılan yerlere doğru kelimeyi/kelimeleri yazınız.
1. Mesnevilerde dil ağır, ölçü aruz beyit sayısı ise sınırsızdır.
2. Türk edebiyatının ilk hikâye örneği Ahmet Mithat Efendi’nin yazdığı Letaifi Rivayat adlı eserdir. Batılı anlamda ilk hikâye örneği ise Samipaşazâde Sezai’nin Küçük şeyler adlı eseridir.
3. Divan Edebiyatı Dönemi’nde roman ve hikâyenin yerini tutan uzun soluklu eserlere mesnevi denir.
4 Milli Edebiyat Dönemi’nde eser veren Ömer Seyfettin Yeni Lisan adlı makalesiyle sade bir Türkçeyi savunmuş, bunu da eserlerine yansıtmıştır.

Aşağıda numaralar ile verilen eser isimlerini harf ile verilen sanatçı isimleriyle eşleştirerek harfleri numaraların yanındaki yay ayraçların içine yazınız.

Eser

1. Beng ü Bâde           (Fuzuli)
2. Yüksek Ökçeler     (Ömer Seyfettin)
3. Küçük Şeyler         (Samipaşazade Sezai)
4. Letâif-i Rivâyât     (Ahmet Mithat Efendi)
5. Uzun Hikâye         (Mustafa Kutlu)

Sanatçı

  • Mustafa Kutlu
  • Ahmet Mithat Efendi
  • Ömer Seyfettin
  • Samipaşazade
  • Sezai Fuzuli

Aşağıdaki açık uçlu soruların cevabını ilgili alana yazınız.

6. Aşağıdaki metinden hareketle âşıkların şiirlerinin kalıcı olmasının sebebini yazınız.

Halk edebiyatında yeni motif bulmak âşıklığın gereği sayılır. Bununla birlikte hüner gösterisine dayalı ustalıklara itibar etmeyen, söyleyiş güzelliğine önem veren âşıkların şiirleri kalıcı olmuştur. Halk edebiyatı geleneğinde motiflerdeki ortaklığa rağmen üslup farklılıkları, âşığın söyleyiş biçiminde ortaya çıkmaktadır.

  • Cevap: Aşıkların kendilerine has üsluplarıyla içlerinden geldiği gibi söyleyiş güzelliğine önem vermeleri ve onların özgünlükleri âşıkların şiirlerinin kalıcı olmasını sağlamaktadır. Yine günceli yakalamaları halkın duygularını dile getirmeleri de bunda etkilidir. 

10. Sınıf Meb Yayınları Türk Dili ve Edebiyatı Ders Kitabı Sayfa 75 Cevabı

7. I. Metin ve II. Metin parçalarını aşağıda verilen başlıklar doğrultusunda karşılaştırınız.

I. METİN

Tema: Dileklerin kabul edilmesi
Anlatım Biçimi: Masalsı anlatım
Anlatıcı: Üçüncü tekil şahıs anlatımı
Bakış Açısı: İlahi Bakış Açısı
Üslup: Masalsı bir dil ve benzetmeye dayalı hayal gücüne dayalı bir anlatım vardır.

II. METİN

Tema: Savaşın kalıcı hasarları, acı tarafı
Anlatım Biçimi: Öyküleyici anlatım
Anlatıcı: Birinci tekil şahıs
Bakış Açısı: Kahraman bakış açısı vardır
Üslup: Samimi içten yalın bir anlatım vardır.

10. Sınıf Meb Yayınları Türk Dili ve Edebiyatı Ders Kitabı Sayfa 76 Cevabı

Aşağıdaki kutucuklarda “HİKÂYE” ünitesi ile ilgili 8-14. soruların cevapları bulunmaktadır. Buna göre kutucuklarda yer alan harfleri boş bırakılan yerlere yazarak soruları cevaplayınız. (Soruların birden fazla cevabı olabileceğini göz önünde bulundurunuz.)

8. Yukarıda harf ile gösterilen kutucuklardan hangisi ya da hangileri hikâyenin yapı unsurlarındandır?

  • Cevap:Olay, Mekân, Zaman

9. Yukarıda harf ile gösterilen kutucuklardan hangisi ya da hangileri nazım nesir karışık yazılan anonim ürünlerdir?

  • Cevap:Dede Korkut Hikâyeleri, Halk Hikâyeleri, Cenknâme

10. Yukarıda harf ile gösterilen kutucuklardan hangisi ya da hangileri Şeyhi’nin Harnamesini de yazdığı divan edebiyatı nazım biçimlerindendir?

  • Cevap: Mesnevi

11. Yukarıda harf ile gösterilen kutucuklardan hangisi ya da hangileri Tanzimat Dönemi Edebiya- tı’nın tanınmış hikâye yazarlarındandır?

  • Cevap: Ahmet Mithat Efendi

12. Yukarıda harf ile gösterilen kutucuklardan hangisi ya da hangileri hikâyenin bölümlerinden- dir?

  • Cevap: Serim, Çözüm

13. Yukarıda harf ile gösterilen kutucuklardan hangisi ya da hangileri sade ve anlaşılır bir dili savunan Milli Edebiyat’ın öncülerindendir?

  • Cevap: Cenknâme

14. Yukarıda harf ile gösterilen kutucuklardan hangisi ya da hangileri Türk edebiyatının ilk hikâye örneğidir?

  • Cevap: Ahmet Mithat Efendi

10. Sınıf Meb Yayınları Türk Dili ve Edebiyatı Ders Kitabı Sayfa 77 Cevabı

15. Yukarıda okuduğunuz metnin türü hikâyedir. Metnin türünün hikâye olduğunu gösteren en az üç dayanak noktası bularak yazınız.

  • Cevap:
  • Öyküleyici anlatım kullanılmıştır.
  • Olay kişi yer ve zaman unsurları vardır.
  • Olay hikayesinin özelliklerini taşımaktadır.

16. Okuduğunuz metni halk hikâyeleri ile tema ve anlatım açısından karşılaştırıp aşağıya yazınız.

  • Cevap: Tema olarak daha bireysel bir konu hakimdir. Halk hikayelerinde genellikle aşk konusu işlenmekteyken bu hikayede ise daha çok şehir insanlarının yaşadıkları daha bireysel duyguları işlenmektedir. 

17. Okuduğunuz metindeki eskici siz olsaydınız, artık konuşup anlayabileceği birini bulamayacağı için ağlayan Hasan’ı teselli etmek için onunla nasıl bir diyalog kurardınız? Aşağıda boş bırakılan yere yazınız.

-Gitme Hasan diyemeyeceğim. Çünkü insan bazen gitmek zorunda kalır. Sende gidiyorsun ve gitmek zorundasın.

-Üzülme usta.

-Üzülmem ama düşünürüm be Hasan. İnsan yalnızken bir ses arıyor sesine ve biliyor ki o ses olmadıkça bu hayatın da bir anlamı kalmıyor. Haydi var git yoluna Hasan’ım.

10. Sınıf Meb Yayınları Türk Dili ve Edebiyatı Ders Kitabı Sayfa 78 Cevabı

18. Hikâye türünün Türk edebiyatındaki tarihî gelişimini araştıran bir kişi aşağıdaki eserlerden hangisini diğerlerinden önce incelemelidir?
A) Küçük Şeyler
B) Letâif-i Rivâyat
C) Yüksek Ökçeler
D) Dede Korkut Hikâyeleri
E) Kerem ile Aslı

  • Cevap: D

19. Hikâye konusu bulmak için iyi bir gözlemci olmak ve çevrede görülenler üzerinde kısaca düşünmek yeterli olacaktır. Önemli olan ilgi uyandıracak konuları seçmektir. Bunun için seçilen hikâye konusunun ayrıntılarına, coşku ve ilgi uyandırmasına dikkat etmek gerekir. Bu da ayrıntıların yerinde ve yeterince verilmesine bağlıdır. Ayrıca aktarılan olayın kimin ağzından verildiği de önemlidir. Olay; bir mektup, bir anı defteri türünde ise birinci kişinin ağzından, yerine göre ikinci ve üçüncü kişi ağzından verilebilir.

Bu parçada “hikâyelerin konusunu belirleme” ile ilgili aşağıdakilerden hangisine değinilmemiştir?
A) İyi bir gözlem yapmak ve görülenler ile ilgili düşünmek gerekir.
B) Seçilen konuların ilgi uyandırması gerekir.
C) Konularda ayrıntılar yerinde verilmelidir.
D) Hikâyelerde aktarılan olayların kimin ağzından verildiği önem taşır.
E) Belirlenen konunun ayrıntıları tasvirlerle verilir.

  • Cevap: E

20. Halk topluluğu önünde, hikâyeci âşıklar tarafından söylenen, nesir ve nazım karışık hikâye çeşidine halk hikâyesi denir. Yazarları belli olmayan bu hikâyelerin çoğunun konusu Kerem ile Aslı, Tahir ile Zühre, Âşık Garip’te olduğu gibi sevgidir. Köroğlu gibi kahramanlık hikâyeleri de vardır. Halk hikâyelerinde mensur kısımlar taklitler ve jestlerle, manzum kısımlar ise saz çalarak söylenir. Bu hikâyelerde de olağanüstü olaylara çok yer verilmiştir. Halk hikâyesi, destan çağları geçtikten sonra, eski destanların yerini tutmuştur. Bugün ise modern romanla tiyatro ve sinema halk hikâyesinin yerini almıştır.

Bu parçada halk hikâyesi ile ilgili aşağıdaki sorulardan hangisinin cevabı yoktur?
A) Halk hikâyelerinin konuları nelerdir?
B) Halk hikâyeciliğinin ünlü yazarları kimlerdir?
C) Halk hikâyesi örnekleri nelerdir?
D) Halk hikâyesinin tanımı nedir?
E) Halk hikâyesinin yerini günümüzde hangi türler tutmaktadır?

  • Cevap: B

21.
I. Kitabın tüm sayfalarını zevkle okumuştu.
II. Çiçeklerin açmasıyla ortalığa bahar kokusu yayıldı.
III. İnsanların sözleri ile yaptıkları birbirini tutmalı.
IV. Fotoğraflara bakınca yüzünde tebessüm belirdi.
V. Hayata tozpembe bakmayı hiç bırakmadı.

Yukarıdaki numaralandırılmış cümlelerin hangisinde fiilimsiye yer verilmemiştir?
A) I
B) II
C) III
D) IV
E) V

  • Cevap: A

10. Sınıf Meb Yayınları Türk Dili ve Edebiyatı Ders Kitabı Sayfa 79 Cevabı

22. İnsanoğlunun hikâyeye ilgi duyması ve onu sevmesinin başlıca sebeplerinden biri meraktır. “Ne olmuş, nasıl olmuş, neden olmuş, sonra ne olmuş?” sorularında barizleşen insanın merak duygusu onu hikâyeye götürür. Merak duygusu çoğu zaman onun “hoşça vakit geçirme” arzusuna hizmet etmiştir. Ancak söz konusu sorular ve yazarın bunlara verdiği cevaplar basit bir merakın cevabı olmaktan kurtuldukça ciddi manada gerçeğin kapılarını aralamaya başlar. Bunlar insanın bizzat kendisi ve kendisini kuşatan hayata dair gerçeklerdir.

Bu parçada hikâye türü ile ilgili aşağıdakilerden hangisine değinilmemiştir?
A) İnsanoğlunun hikâyeye ilgi duymasının sebeplerinden birinin merak olduğuna
B) Bazı sorularla insanın merak duygusunun daha da belirginleştiğine
C) Merak duygusunun insanın hoşça vakit geçirme arzusunu karşılayacağına
D) Hikâyeyi okuyan herkesin gerçeğin kapılarını aralayacağına
E) Hikâyelerdeki gerçekliğin aslında kişinin kendi gerçeği olduğuna

  • Cevap: D

23. Göreve yeni başlayan muhtar, köylüleri yanına çağırıp onların sorunlarını dikkatlice dinledi.

Bu cümlede virgülün kullanım işlevi aşağıdakilerden hangisidir?
A) Sıralı cümleleri birbirinden ayırmak
B) Cümle içinde ara sözleri ayırmak
C) Uzun cümlelerde yüklemden uzak düşmüş özneyi belirtmek
D) Anlama güç kazandırmak için tekrarlanan kelimeleri ayırmak
E) Birbiri ardınca sıralanan eş görevli kelime gruplarını ayırmak

  • Cevap: C

24. Aşağıdakilerden hangisi dinî destansı hikâye özelliği taşır?
A) Dede Korkut Hikâyeleri
B) Cenknâmeler
C) Kerem ile Aslı
D) Leyla ve Mecnun
E) Âşık Garip Hikâyesi

  • Cevap: B

25.………….Ya yaşanılan yerin betimlenmesi
ile ya kişilerin tanıtılması ile ya onların birbiriy- le olan ilişkilerinin verilmesi ile ya da çatışmaya konu olan olayın anlatılması ile başlanır. Kimi zaman da kişiler ve onların ilişki içinde bulundukları kişilerin yaşamlarından kesitler sunulur. Böylece hikâyeye ortasından başlanır, sonra başa dönülür. Kimi zaman da hikâye karşılıklı konuşmalarla başlar. Konuşmalar aracılığıyla mekân ve kişiler hakkında kısa bir açıklama yapılır.

Bu parçanın başına düşüncenin akışına göre aşağıdaki cümlelerden hangisi getirilmelidir?

A) Hikâye farklı kişilerin ağzından aktarılabilir.
B) Hikâyede karşılıklı konuşmalar tekdüzeliği engeller.
C) Hikâyelerin başlangıçları birbirinden farklı olabilir.
D) Hikâyenin ne zaman, nerede geçtiği önemlidir.
E) Hikâyenin konusunu belirlemek iyi bir gözlemciliği gerektirir.

  • Cevap: C

DEĞERLENDİRME

Cevaplarınızı cevap anahtarıyla karşılaştırınız. Yanlış cevap verdiğiniz ya da cevap verirken tereddüt ettiğiniz sorularla ilgili konuları veya faaliyetleri üniteye dönerek tekrarlayınız. Cevaplarınızın tümü doğru ise bir sonraki öğrenme faaliyetine geçiniz.

  • Cevap: Değerlendirmeyi siz kendiniz yapmalısınız.

 

9. Sınıf Coğrafya Tutku Yayınları Ders Kitabı Cevapları Sayfa 79

9. Sınıf Coğrafya ders kitabı cevapları her sınıf ve düzeyden öğrencilerin ödevlerine yardımcı olması için paylaşıyoruz. 2019 2020 Eğitim öğretim yılı için okullarda okutulan 9. Sınıf Coğrafya ders kitabı etkinlik cevapları için bu sayfayı baştan sona inceleyebilirsiniz. Daha iyi anlamanız için her bir etkinliği ayrı ayrı çözümledik. Eklenmesini ve düzeltilmesini istediğin yerler olursa yorum kısmından yazmayı unutmayın.

Sayfanın Cevapları:

9. Sınıf Fersa Yayınları Coğrafya Ders Kitabı İklim Elemanları Cevapları

9. Sınıf Coğrafya Ders Kitabı Meb Yayınları 1. Ünite  Doğal Sistemler Sayfa 77, 78, 79, 80, 81, 82, 83, 84, 85, 86, 87, 88, 89, 90  İklim Elemanları Etkinlik Soruları ve Cevapları

İklim Elemanları

9. Sınıf Fersa Yayınları Coğrafya Ders Kitabı Sayfa 77 Cevabı

Ekvator’dan kutuplara gidildikçe sıcaklığın nasıl değiştiğini araştırınız.

  • Cevap: 

Haritayı inceleyerek aşağıdaki soruları cevaplandırınız. Cevaplarınızı defterinize yazınız.

1. Porto Alegre (Porto Legri) ile Rio Grande arasındaki sıcaklık farkının nedeni sizce ne olabilir?

  • Cevap: Bitki örtülerindeki farklılık, yağış rejimindeki farklılık, bağıl nemlerin oranlarının farklı olması gibi nedenlerden dolayı iki  şehir arasında  sıcaklık farkı oluşur.

2. Belem ile Agadir arasındaki sıcaklık farkının nedeni sizce ne olabilir?

  • Cevap: Farklı enlemlerde yer almalarından dolayı sıcaklık farkı vardır.

3. Ekvator’a eşit uzaklıkta oldukları hâlde Porto Alegre ile Agadir arasındaki sıcaklık farkının nedeni sizce ne olabilir?

  • Cevap:

4. Aynı enlemlerde ve kıyıda yer aldıkları hâlde Penzance (Penzıs) ile Saint John’s (Sen Cans) arasındaki sıcaklık farkının nedeni sizce ne olabilir?

  • Cevap:

5. Aynı enlemlerde yer aldıkları hâlde Penzance ile Harkov arasındaki sıcaklık farkının nedeni sizce ne olabilir?

  • Cevap: Bu farkın nedeni Penzance’nin sıcak su akıntısının etkisinde olmasıdır.

6. Aynı enlemlerde yer aldıkları hâlde Winnipeg (Vinipeg) ile Saint John’s arasındaki sıcaklık farkının nedeni sizce ne olabilir?

  • Cevap:

7. Sizce sıcaklık dağılışını neler etkiliyor olabilir?

Cevap:

  1. Güneş Işınlarının Düşme Açısı: Güneşten gelen ışınların düşme açısı dünyanın şekline, günlük hareket ve eğimine bağlı olarak değişiklik göstermektedir. Sıcaklık artışları ışınların dik geldiği yerlerde fazla olurken ışınların eğik geldiği yerlerde sıcaklık değerleri azalır.
  2. Güneşlenme süresi: Güneşlenme süresi sıcaklık dağılışını etkileyen faktörlerden biridir. Bu süre artıkça sıcaklık değeri artış gösterir.
  3. Yükselti: Yer yüzeyinden yükseldikçe sıcaklık değerleri her 100 metrede 0,5 °C azalma gösterir iken, alçaldıkça her 100 metrede 0,5°C artış olmaktadır.
  4. Rüzgarlar: Rüzgarlar sıcaklık dağılışına etki eden diğer faktörlerden biridir. Karadan gelen rüzgarlar yaz aylarında sıcaklığı artırır iken, kış aylarında sıcaklık değerini azaltırlar.
  5. Atmosferdeki Nem miktarı: Atmosferdeki nem miktarı sıcaklık dağılışına etki eder. Atmosferdeki nem miktarı bir yerin fazla ısınmasını veya soğumasını önler. Doğal olarak nem sıcaklık farkını azaltır.
  6. Kara ve denizlerin dağılışı: Aynı miktarlarda güneş enerjisi alan kara parçaları ve denizler aynı derecede ısınamazlar. Kara parçaları denizlere göre erken ısınır ve erken soğurlar. Denizlerde ise bu durum farklılık gösterir ve kara parçalarına göre geç ısınırlar geç soğurlar.
  7. Okyanus Akıntıları: Okyanus akıntılarının oluşması, kara parçaları ve denizler üzerinden sıcaklık dağılımlarını etkiler.
  8. Bitki Örtüsü: Yeryüzünde ki bitki örtüsü ve bu bitki örtülerinin dağılışı sıcaklık dağılışını en az etkileyen faktörlerden biridir. Ormanlık alanlarda güneş ışınları direk olarak yer kabuğuna ulaşamaz.

9. Sınıf Fersa Yayınları Coğrafya Ders Kitabı Sayfa 90 Cevabı

Aşağıdaki yargıların doğru ve yanlış olduklarına karar vererek bir çıkışa ulaşınız. Ulaştığınız çıkışı sınıfta söyleyiniz.

  • Cevap:

 

9. Sınıf Türk Dili ve Edebiyatı Sonuç Yayınları Ders Kitabı Cevapları Sayfa 79

9. Sınıf Türk Dili ve Edebiyatı ders kitabı cevapları her sınıf ve düzeyden öğrencilerin ödevlerine yardımcı olması için paylaşıyoruz. 2019 2020 Eğitim öğretim yılı için okullarda okutulan 9. Sınıf Türk Dili ve Edebiyatı ders kitabı etkinlik cevapları için bu sayfayı baştan sona inceleyebilirsiniz. Daha iyi anlamanız için her bir etkinliği ayrı ayrı çözümledik. Eklenmesini ve düzeltilmesini istediğin yerler olursa yorum kısmından yazmayı unutmayın.

Sayfanın Cevapları:

9. Sınıf Sonuç Yayınları Türk Dili ve Edebiyatı Ders Kitabı Bingöl Çobanları Cevapları

9. Sınıf Türk Dili ve Edebiyatı Ders Kitabı Sonuç Yayınları 3. Ünite Şiir  Sayfa 75, 76, 77, 78, 79, 80 Bingöl ÇobanlarıMetni Etkinlik Soruları ve Cevapları

DERSE HAZIRLIK

1. Çevrenizde çok beğendiğiniz bir doğa parçasının özelliklerini sınıfta arkadaşlarınıza anlatınız.

  • Cevap: Kapadokya’ya gitmiştim. Peri Bacaları çok hoşuma gitmişti. Çünkü geçmişten beri doğa olayları sonucu oluşmuş kültürel hazine değerindedirler. 

2. Ezberinizde doğa konulu şiir var mı? Varsa arkadaşlarınıza okuyunuz.

  • Cevap: Ezberinizde doğa şiiri varsa okuyabilirsiniz. 

3. Aşağıdaki şiirlerde doğanın nasıl anlatıldığını söyleyiniz.

  • Cevap: İlk iki ve dördüncü şiirde baharın gelişi ve tabiatın hareketlenmesinden bahsederken üçüncü şiirde bozkır hayatın içindeki karlı yaşamı anlatır.

9. Sınıf Sonuç Yayınları Türk Dili ve Edebiyatı Ders Kitabı Sayfa 78 Cevabı

1. “Bingöl Çobanları” adlı şiirde sözü edilen çobanın hangi özellikleri ön plana çıkarılmıştır? Okuma yazma bilmeyen bu çoban, zamanın geçtiğini nasıl belirlemektedir?

  • Cevap: Okuma yazma bilmeyen, kendi halinde, büyük şehir karmaşasından uzak , sade yaşamı olan bir çobandan bahsedilir. Zaman tabiatı izleyerek onunla kucaklaşarak geçmektedir.

2. Daha deniz görmemiş bir çoban çocuğuyum,
Bu dağların eskiden aşinasıdır soyum.
Bekçileri gibiyiz ebenced buraların,
Bu tenha derelerin, bu vahşi kayaların Görmediği gün yoktur sürü peşinde bizi,
Her gün aynı pınardan doldurup destimizi Kırlara açılırız çıngıraklarımızla.
“Bingöl Çobanları” şiirinin ilk bölümünde konuşan kişi şair değil, çobandır. Şair burada âdeta kendini silerek çobanı hâkim kılmaktadır. Bir şiirde konuşan, şairin sesini ve söyleyişini emanet ettiği kişi ya da varlığa söyleyici denir. Siz de şiirin son bölümünde konuşan kişiyi, söyleyiciyi belirleyiniz.

Şiirde birden fazla söyleyici tercih edilmesinin şiire katkısını tartışınız.

  • Cevap: Bu, şairin, şehrin gürültülü hayatından usanmış olmasıyla izah olunabilir. Şâir, şehir hayatından memnun olmadığı için, bu basit Anadolu çocuğunun yaşayış tarzına gıpta ediyor ve onun şahsiyetiyle kaynaşıyor. Şiirine çobanı hâkim kılması, kendi yerine onu konuşturması, aynı psikolojik temayülün estetik görünüşüdür.
  • Bu biyografik bilgiyi şunun için veriyoruz: Kemalettin Kamu, ruhunda daima Bingöl çobanlarının hâtırasını taşımıştır. Şiiri, bu bakımdan içindeki çocuğun projeksiyonu mahiyetindedir. Çoban çocukla kaynaşmasının psikolojik sebebi budur.

3. Söyleyicinin Bingöl yaylalarının her karışında, yaşadığı ve tanık olduğu acı hatıralara şiirden örnekler gösteriniz.

  • Cevap: Sevdiğine kavuşamaması, başka köye gelin gitmesi,okuma yazma olmaması…

4. Okuduğunuz şiirde üzerinde söz söylenen, fikir yürütülen hangi olay, düşünce veya durumdan söz edilmektedir? Buradan hareketle şiirin temasını belirleyiniz.

  • Cevap: Çoban ve köy yaşamındaki olayların şairin hayatı üzerindeki etkisinden bahsetmektedir.

5. Söyleyiciye “kaval”ın uzun uzun anlattığı Anadolu gerçeği nedir? Bu “gerçek”ten hareketle çobanları anlayabilen, Anadolu insanıyla empati kuran, diğer insanların kişiliklerine değer veren söyleyicinin nasıl bir sosyal ortamda yetişmiş olabileceği hakkındaki düşüncelerinizi arkadaşlarınızla paylaşınız.

  • Cevap: 2.soruda kısmen cevap verilmiştir. Yazar burada kendini ele almakta içindeki çocuğun çobanın durumunu, hatırasını ele almıştır.

6. “Arzu, başlarımızdan yıldızlar gibi yüksek” dizesinde duygular abartılı bir şekilde aktarılmıştır. Bir durumun ya da özelliğin bu şekilde olduğundan büyük gösterilmesine mübalağa (abartma) denir. Mübalağa sanatına şiirde başka örnekler gösteriniz.

  • Cevap: Görmediği gün yoktur sürü peşinde bizi dizesinde her gün yapılmayan bir eylemi abartarak her gün yapmış gibi anlatmaktadır. 

1. ETKİNLİK 

Şu karşıki bayırda verdim kuzuyu kurda,
“Suna”mın başka köye gelin gittiği akşam.

Bu dizelerde sevgili narinliği ve güzelliği bakımından “suna”ya benzetilmiş ancak sadece suna söylenerek sevgili kastedilmiştir. Kendisine benzetilen söylenmiş ama benzeyen söylenmemiştir. Bir teşbihte benzeyen ya da kendisine benzetilenle yapılan sanata istiare denir. Sadece kendisine benzetilenle yapılan istiareye açık istiare denir. “Çatma, kurban olayım, çehreni ey nazlı hilâl!” dizesinde bayrak, kaşları çatılmış bir insana benzetilmiş ancak insan ( kendisine benzetilen ) açıkça söylenmemiştir. Sadece benzeyenle yapılan bu istiareye de kapalı istiare denir.

Siz de şiirin aşağıdaki dizelerinde geçen istiareyi bulunuz.

Cevap:Vahşi kayaları insana benzetmiştir.Fakat benzetmenin unsurlarından yalnızca birini –vahşi kayayı-söyleyip diğerini söylememiştir. Kapalı istiare vardır.

Bu tenha derelerin, bu vahşi kayaların
Görmediği gün yoktur sürü peşinde bizi,

  • Cevap: Bu söz sanatları anlama dayalı söz sanatları olup bu tarz sanatların şiirde kullanılması şiire estetik anlamda güzellik katmaktadır. Şiirde önemli olan düz bir anlatım değil dolaylı olarak ifade edilmesidir. Bunu da mecazımürsel, istiare, teşbih gibi sanatlarda kolaylıkla bulabiliriz.Mesela

    İki kapılı bir handa

    Gidiyorum gündüz gece

    dizelerinde iki kapılı han dünya hayatı olup iki kapısından da kasıt olarak doğum ve ölüm ifade edilmiştir. Bu durum şiire ayrı bir güzellik katmakla birlikte bunu dizeleri ” Bu dünyada gece gündüz gidiyorum.” şekline çevirirsek anlatım sadeleşip sıradanlaşır.

  • 8.            

  • Gün biter, sürü yatar ve sararan bir ayla

  • Çoban hicranlarını basar bağrına yayla.

    Yukarıdaki dizelere hâkim olan duyguyu bulunuz. Bu dizelerden anladıklarınızı sözlü olarak ifade ediniz.

    Cevap: Günün bitişiyle birlikte çobanın ya da insanın ayrılığı daha baskın şekilde hissetmesinden bahsetmektedir.

9. Sınıf Sonuç Yayınları Türk Dili ve Edebiyatı Ders Kitabı Sayfa 79 Cevabı

2. ETKİNLİK 

Şiirin “Şehrin uğultusundan usanmış ruhumuzun” dizesinde şehrin uğultusundan usanan varlık ruh değil, kişinin kendisidir. Benzetme amacı güdülmeksizin bir kelimenin başka bir kelime yerine kullanılmasına mecazımürsel (ad aktarması) denir. Ad aktarmaları; iç-dış, neden-sonuç, sanatçı-yapıt, yer- insan, yer-olay gibi ilgilerle verilir. Bir şiirde şairin mecazımürsel, istiare, teşbih gibi söz sanatlarına başvurmasında nasıl bir amaç olabilir? Tartışınız.

Cevap: Bir sözcüğü benzetme amacı gütmeden, gerçek anlamı dışında başka bir sözcüğün yerine (Parça-bütün, iç-dış, neden-sonuç, yazar-yapıt, yer-insan, yer-olay gibi ilgiler kurularak) kullanma sanatıdır. Anlatımı güçlendirmektedir. Sanatsal yapıyı daha iyi kurgulamaya yaramaktadır.

9. “ Bingöl Çobanları ” şiirinin son bölümünde “alçak gönüllü olma, diğer insanların kişiliklerine değer verme, toplumu önemseme ” tutum ve davranışlarından hangisine vurgu yapılmıştır?

  • Cevap: 

    Alçak gönüllü olma

3. ETKİNLİK 

Edebî türler, varlıklarını toplumsal koşulların gereksinimlerini kuşattıkları sürece korur. Koşulların değişmesi türlerin de değişip gelişmesi demektir. Toplumsal yaşamın karmaşık bir nitelik kazanması, sanayileşme, teknolojinin hızla gelişmesi… gibi etkenler pastoral şiir türünün de değişmesine neden olmuştur. Aşağıda Karacaoğlan ve Bahaettin Karakoç’tan iki şiir örneği verilmiştir. 17 ve 20. yüzyıl şiir örneklerinden hareketle pastoral şiirin yapısında, içeriğinde dil ve anlatımında nasıl bir değişiklik meydana geldiğini sözlü olarak ifade ediniz.

  • Cevap: 

9. Sınıf Sonuç Yayınları Türk Dili ve Edebiyatı Ders Kitabı Sayfa 80 Cevabı

4. ETKİNLİK 

Aşağıda “Bingöl Çobanları” şiirinden bir bölüm verilmiştir. Bu bölümde geçen sıfatları bularak türlerine göre tabloya yazınız.
Daha deniz görmemiş bir çoban çocuğuyum,
Bu dağların eskiden âşinasıdır soyum,
Bekçileri gibiyiz, ebenced buraların.
Bu tenha derelerin, bu vahşi kayaların Görmediği gün yoktur sürü peşinde bizi,
Her gün aynı pınardan, doldurup testimizi Kırlara açılırız çıngıraklarımızla;
Kırlarda buluşuruz kızımız, karımızla.
Okuma yok, yazma yok, bilmeyiz eski, yeni,
Kuzular bize söyler yılların geçtiğini.
Arzu, başlarımızdan yıldızlar gibi yüksek;
Önümüzde bir sürü, yanımızda bir köpek,
Dolaştırıp dururuz aynı daüssılayı,
Her adım uyandırır acı bir hatırayı:

 

9. Sınıf Tarih MEB Yayınları Ders Kitabı Cevapları Sayfa 79

9. Sınıf Tarih ders kitabı cevapları her sınıf ve düzeyden öğrencilerin ödevlerine yardımcı olması için paylaşıyoruz. 2019 2020 Eğitim öğretim yılı için okullarda okutulan 9. Sınıf Tarih ders kitabı etkinlik cevapları için bu sayfayı baştan sona inceleyebilirsiniz. Daha iyi anlamanız için her bir etkinliği ayrı ayrı çözümledik. Eklenmesini ve düzeltilmesini istediğin yerler olursa yorum kısmından yazmayı unutmayın.

Sayfanın Cevapları:

 

9. Sınıf Meb Yayınları Tarih Ders Kitabı Tarımdan Ticarete Ekonomi Cevapları

9. Sınıf Tarih Ders Kitabı Meb Yayınları 3. Ünite Orta Çağda Dünya Sayfa 73, 74, 75, 76, 77, 78, 79  Tarımdan Ticarete Ekonomi Etkinlik Soruları ve Cevapları

Tarımdan Ticarete Ekonomi

9. Sınıf Meb Yayınları Tarih Ders Kitabı Sayfa 73 Cevabı

İlk çağlardan itibaren tarım üretimini artırmak isteyen insanlar hangi faaliyetlerde bulunmuş olabilir?

  • Cevap: İlk çağ medeniyetlerinde tarımsal üretimi arttırmak için bazı faaliyetlerde bulunulmuştur.Mesela, Akadlar’da su kanalları yapılmıştır. Bu sayede tarım gelişmiştir. Frigyalılar, tarıma dayalı ağır cezalar çıkarmışlar ve tarımsal üretimin artmasını sağlamışlar. Aynı şekilde Urartular’da su kanalları yapmışlardır. Bu şekilde tarımsal üretimin artmasını sağlamışlardır.

Artı ürünün insan yaşantısına etkileri nelerdir?

  • Cevap: Üreticinin ihtiyacının üzerinde üretilen ürüne, genel olarak artı ürün denir. Bu verim üreticiye daha fazladan gelir ve getiri sağlar.Artı ürünler : madeni aletlerin ortaya çıkmasıyla çoğalmaya başlamışlardır.

9. Sınıf Meb Yayınları Tarih Ders Kitabı Sayfa 74 Cevabı

Orta Çağ Avrupası’nda feodalite egemenken Osmanlı Devleti’nde uygulanan toprak sisteminin özellikleri nelerdir? Bir slayt hazırlayarak sınıfta sunum yapınız.

  • Cevap:İlk öncelikle feodalite bir toprak sistemi değil siyasal örgütlenme şeklidir.Osmanlı’da toprak sistemine gelince. Osmanlı da topraklar ikiye ayrılırdı:

    1) Devlet Toprakları
    2) Özel Mülk.

    Devlet toprakları ise getirdiği gelirlere göre tasnif edilirdi. Bazı toprakların gelirleri doğrudan padişaha, bazılarının ki bürokrasi de ki bazı memurlara tahsis edilmişti. Fakat genel sistemin adı dirlik sistemidir. Buna göre çeşitli topraklar askerlere bırakılırdı. Askerler buradan elde edilen gelirle hem maaşlarını almış olurlar, hem güvenliği sağlarlardı.

9. Sınıf Meb Yayınları Tarih Ders Kitabı Sayfa 75 Cevabı

Kast sisteminin, Hindistan’ın siyasi birliğine etkileri nelerdir?

  • Cevap: Kast Sistemi Hindistan’da ortaya çıkmıştır. Aryani ırkı kendi üstünlük ve bütünlüklerini koruyabilmek için halkı birbirinden farklı sosyal sınıflara ayırmışlardır. Kast sistemi toplumu kapalı sınıflara ayırmış, her sınıf kendi dilini geliştirmiştir. Bu sebeple Hint toplumu hiçbir zaman tek bir millet olamamıştır. Kast sistemiyle siyasi sorunlar ortaya çıkmış, gruplar ihtilafa düşmüşler, ve farklı siyasal tavırlar geliştirmişler.

9. Sınıf Meb Yayınları Tarih Ders Kitabı Sayfa 78 Cevabı

İpek Yolu’nun geçtiği bölgelere hâkim olan Türk devletleri hangileridir?

  • Cevabı: İpek Yolu, Asya ve Avrupa kıtalarının toprakları üzerinde yer alan ticari bir yoldur. Bu yol üzerinde daha çok ipek ticareti yapıldığı için bu ismi almıştır. İpek Yolu tarih boyunca yüzlerce yıl etkinliğini korumuştur. İpek yolu üzerinde birçok Türk devleti de hakimiyet kurmuştur. İpek Yolu’nun devletlerin hakimiyetine geçmesi devletlerin de elini güçlendirmiştir.İpek Yolu’nun geçtiği bölgelere hakim olan Türk devletleri şu şekildedir:

    *Asya Hun Devleti

    *Avrupa Hun Devleti

    *Göktürk Devleti

    *Uygur Devleti

    *Karahanlı DEvleti

    *Gazneli Devleti

    *Büyük Selçuklu Devleti

    *Osmanlı Devleti

    *Türkiye

9. Sınıf Meb Yayınları Tarih Ders Kitabı Sayfa 79 Cevabı

Tarihî ticaret yolları yeniden canlandırılabilir mi? Neden?

  • Cevap: Hayır, bence ticaret yolları yeniden canlandırılamaz. Eskiden ulaşım koşulları daha zordu ve ticaret bu yollarla yapılırdı. Anca şuan ticaret gemilerle ve uçaklarla yapılabilmektedir. Ayrıca, ticaret yollarının geçtiği ülkelerde şuan savaş ortamı vardır. Bu yüzden ticaret yollarının canlandırılabileceğini düşünmüyorum.

9. Sınıf Türk Dili ve Edebiyatı MEB Yayınları Ders Kitabı Cevapları Sayfa 79

9. Sınıf Türk Dili ve Edebiyatı ders kitabı cevapları her sınıf ve düzeyden öğrencilerin ödevlerine yardımcı olması için paylaşıyoruz. 2019 2020 Eğitim öğretim yılı için okullarda okutulan 9. Sınıf Türk Dili ve Edebiyatı ders kitabı etkinlik cevapları için bu sayfayı baştan sona inceleyebilirsiniz. Daha iyi anlamanız için her bir etkinliği ayrı ayrı çözümledik. Eklenmesini ve düzeltilmesini istediğin yerler olursa yorum kısmından yazmayı unutmayın.

Sayfanın Cevapları:

9. Sınıf Meb Yayınları Türk Dili ve Edebiyatı Ders Kitabı Ahenk Unsurları Cevapları

9. Sınıf Türk Dili ve Edebiyatı Ders Kitabı Meb Yayınları 3. Ünite Şiir Sayfa 77, 78, 79, 80, 81, 82, 83, 84, 85, 86, 87, 88, 89, 90, 91, 92 Ahenk Unsurları Metni Etkinlik Soruları ve Cevapları

9. Sınıf Meb Yayınları Türk Dili ve Edebiyatı Ders Kitabı Sayfa 81 Cevabı

Aşağıdaki şiirde “ay” sözcüğünü geceleyin gökyüzünde görülen, Dünya’nın uydusu anlamıyla okuyunuz. Sonra da aynı sözcüğü ünlem sözü olarak korku, sevinme, can sıkıntısı, bıkkınlık gibi çeşitli duyguları yansıtacak biçimde okuyunuz. İki okuyuş arasındaki farkın anlamı etkileyip etkilemediğini belirtiniz.

AY KARANLIK
Maviye
Maviye çalar gözlerin,
Yangın mavisine
Rüzgârda âsi,
Körsem,
Senden gayrısına yoksam,
Bozuksam,
Can benim, düş benim,
Ellere nesi?
Hadi gel,
Ay karanlık…
(…)
Ahmed Arif

  • Cevap: 

9. Sınıf Meb Yayınları Türk Dili ve Edebiyatı Ders Kitabı Sayfa 82 Cevabı

Metni Anlama ve Çözümleme

1. “Gözüne mil çekilmiş bir âmâ gibi evler”, “Yolumun zafer tâkı, gölgeden taş kemerler” dizelerindeki altı çizili kelimelerin anlamlarını metnin bağlamından hareketle tahmin ediniz. Tahminlerinizin doğruluğunu sözlükten kontrol ediniz.

  • Cevap: mil çekilmek: Birinin gözlerini kızgın mille kör etmek (mil:Türlü işlerde kullanılmak için yapılan ince ve uzun metal çubuk)ama: Görme engelli, kör

    tâk: Şenliklerde sokaklara kurulan süslü kemer, şenlik kemeri

    kemerler:  Mimaride; İki sütun veya ayağı birbirine üstten yarım çember, basık eğri, yonca yaprağı vb. biçimlerde bağlayan ve üzerine gelen duvar ağırlıklarını, iki yanındaki ayaklara bindiren tonoz bağlantı

2. Kaldırımlar adlı şiirin temasını belirleyiniz.

  • Cevap: Yalnızlık / Geçmişe özlem.

3. “Kaldırımlar, çilekeş yalnızların annesi /Kaldırımlar, içimde yaşamış bir insandır” dizeleriyle anlatılmak istenen nedir? Açıklayınız.

  • Cevap: Şair bu dizelerle dikkatleri kaldırımlara çeker ve adeta onlara sığınır. Nitekim kaldırımları çilekeş yalnızların annesine benzetir.  Bu bir çeşit  sığınma psikolojisinin dışa vurumudur. Kaldırımların, ‘içinde yaşamış bir insan’ olduğunu ifade eden şair, bu dörtlükte kendisini tamamen  kaldırımlarla özdeşleştirir.

4. Şiirdeki açık ve örtük iletileri belirleyiniz.

  • Cevap: Açık ileti:
    Sokaktayım, kimsesiz bir sokak ortasında;
    Yürüyorum, arkama bakmadan yürüyorum.
    Kara gökler kül rengi bulutlarla kapanık

    Örtük ileti:

    Yolumun karanlığa saplanan noktasında,
    Sanki beni bekleyen bir hayal görüyorum.

    Evlerin bacasını kolluyor yıldırımlar.
    İn cin uykuda, yalnız iki yoldaş uyanık;

5. “Kaldırımlarda şairin içinde bulunduğu dekor, neresi olduğu belirtilmeyen büyük bir şehrin sokaklarıdır. Şiir, şairi bu dekor ortasında gösteren bir mısra ile başlıyor:
Sokaktayım, kimsesiz bir sokak ortasında.
Şairin hareket halinde olmasına rağmen, bir dehlizi andıran bu dar, karanlık ve kapalı dekor devam eder. Kaldırımlar ve sokak kelimelerinin sık sık tekrarlanmasıyla bu kasvetli mekân, bir musallat fikir, daha doğru bir deyişle, şairin hayatına şekil veren bir kader haline geliyor. Onun dünyası bu dar ve karanlık sokaklardan ve kaldırımlardan ibarettir.

Mehmet Kaplan, Şiir Tahlilleri

Yukarıdaki metinde Mehmet Kaplan, Necip Fazıl Kısakürek’in Kaldırımlar şiiriyle ilgili görüşlerini dile getirmektedir. Metindeki görüşlerle kendi düşüncenizi karşılaştırınız.

  • Cevap: Kaldırımlar şiirinde şair iç dünyasındaki yalnızlık, korku ve ölüm gibi duygularını gece karanlığında büyük bir şehrin uzayıp giden kaldırımlarıyla ve bu kaldırımlarda yaptığı yolculuktaki gözlemleriyle somutlaştırmıştır.

Nasıl da çınlıyor kulaklarım,
Dağlar, ormanlar sürükleniyor sularla…
Coşkun Ertepınar

Nasıl da çınlıyor kulaklarım,
Dağlar, ormanlar sürükleniyor sularla…
Coşkun Ertepınar

a. Yukarıdaki dizelerde asonansları ve aliterasyonları bulunuz. 

  • Cevap:  Asonans: En çok tekrar eden sesler “a, ı”
    Aliterasyon: “l” ünsüzüyle aliterasyon yapılmıştır.

b. Dizelerdeki asonans ve aliterasyonların şiire katkısını belirtiniz.

  • Cevap:  Dizedeki asonans ve aliterasyonlar şiirin ahenkli olmasını sağlıyor.

9. Sınıf Meb Yayınları Türk Dili ve Edebiyatı Ders Kitabı Sayfa 83 Cevabı

Burcu burcu yayla kokar, ellerin
Türkü türkü, mâni mâni dillerin
Dilâver Cebeci

  • Cevap: “lerin” redif; “l” yarım kafiye

sahici mi elinden tuttuğum o kartal kanadı
sen tuttun acıdan benim ellerim kanadı
Turgut Uyar

  • Cevap: “kanadı” cinaslı kafiye

Hâtırası bile yabancı gelir.
Hayata beraber başladığımız
Dostlarla da yollar ayrıldı bir bir;
Cahit Sıtkı Tarancı

  • Cevap: Redif yok, “-ir” tam kafiyedir.

Ak tolgalı beylerbeyi haykırdı: İlerle!
Bir yaz günü geçtik Tuna’dan kaafilelerle…
Yahya Kemal Beyatlı

  • Cevap: “lerle” zengin kafiye   

a. Yukarıdaki şiirlerin kafiyelerini bulunuz.

  • Cevap: Şiirlerin kafiye türleri de yukarıda verildi

b. Şiirlerde kullanılan kafiyelerin türlerini kutucuklara yazınız.

  • Cevap: Şiirlerin kafiye türleri de yukarıda verildi

Ne sabahı göreyim, ne sabah görüneyim;
Gündüzler size kalsın, verin karanlıkları!
Islak bir yorgan gibi, sımsıkı bürüneyim;
Örtün, üstüme örtün, serin karanlıkları.

a. Yukarıdaki dizelerde ölçüyü ve durakları bulunuz.

  • Cevap:
    14’lü hece ölçüsüyle yazılmıştır. Durakları 7+7

b. Ölçü ve durağın şiire katkısını ifade ediniz.

  • Cevap: Ölçü şiirde ritim ve ahengi sağlar. Hece ölçüsünde durak, dizelerde  müzikalitenin, şiirin tümünde bir iç ahengin doğmasını sağlar.

Ne arzum, ne emelim,
Yaralanmış bir elim,
Ben gurbette değilim,
Gurbet benim içimde!
Kemalettin Kamu
a. Yukarıda verilen dizelerdeki “el” sözcüğünü iki ayrı anlama (organ adı, yabancı) gelebilecek şekilde ayrı ayrı okuyunuz.

  • Cevap: 

b. Okuyuşunuzdan hareketle doğru telaffuzun şiirin anlamına sağladığı katkıyı değerlendiriniz.

  • Cevap: Doğru telaffuz anlam değeri katar, anlamın kavranmasını kolaylaştırır,  duyguları belirginleştirir.

9. Sınıf Meb Yayınları Türk Dili ve Edebiyatı Ders Kitabı Sayfa 84 Cevabı

Hece Ölçüsü – Aruz Ölçüsü – Serbest Ölçü

Şiirler ( İLK ŞİİR SERBEST ÖLÇÜSÜ, 2.Sİ HECE ÖLÇÜSÜ, 3.SÜ ARUZ ÖLÇÜSÜ)
Kardaş, senin dediklerin yok,

Halay çekilen toprak bu toprak değil.         SERBEST ÖLÇÜ 
Çık hele Anadoluya,
Kamyonlarla gel, kağnılarla gel gayrı,
O kadar uzak değil.
                                                                                                                               Gümüş bir dumanla kapandı her yer;
Yer ve gök bu akşam yayla dumanı;      HECE ÖLÇÜSÜ
Sürüler, çimenler, sarı çiçekler,
Beyaz kar, yeşil çam yayla dumanı!
                                                                                                                     
Cennette bugün gülleri açmış görürüz de     ARUZ ÖLÇÜSÜ
Hâlâ o kızıl hâtıra titrer gözümüzde!

a. Yukarıdaki şiirlerin ölçü türlerini tablo üzerine işaretleyiniz.

  • Cevap:  “Kilim” şiirinde ç sesinin sürekli yinelenmesi şiirin anlamını güçlendiriyor. Sesteki sivrilik, tizlik, anlamdaki olumsuzluğa katkıda bulunuyor, pekiştiriyor: “Çiğnenir -çok çiğ çağ- ayaklar altında yabansı.

b. Kullanılan ölçü türlerinin şiirlere katkısını açıklayınız.

  • Cevap: 

KİLİM
(…)
Sakladığım baharlar nerde bu kilim için,
Nerde yıllarca önce, ben sana…
Ne yaptın baharları, baharsız çok çiğ, topraklarda…
Çok çiğ, çiçek –hiç yok– hani bu kilimde?
Hani beyaz, beyaz, beyaz… Beyazları ne yaptın?
Çok çiğ bu kızgın yaz, çiğ bu karakış!
Bâri biraz kışlarda… Çıplak, çok çiğ!
Çok çiğ bu çığlık, bu en bol renk: Kara! Ben sana
Hiç kara koyma demiştim, nerden düştü, çok çiğ
(…)
Çok çiğ kesik öksürük, çiğ çatlak çağıltı.
(…)
Behçet Necatigil

a. Yukarıdaki şiiri bir arkadaşınıza yüksek sesle okutunuz.

  • Cevap: 

b. Şiirdeki “ç” seslerinin telaffuzunun şiirin içeriğini yansıtmadaki rolünü tartışınız.

  • Cevap: 

9. Sınıf Meb Yayınları Türk Dili ve Edebiyatı Ders Kitabı Sayfa 85 Cevabı

Biz dalgalar, fırtınalar kahramanı yiğitleriz.
Ufuklardan ufuklara haber sorar, gezeriz.
Güneşlerde uyuklayan yamaçları,
Kalbi durgun tarlaları bıraktık.
Gölge veren ağaçları
Sevmiyoruz biz artık.
Sevgilimiz,
Ey deniz!
İşte biz:
Nihayetsiz
Mavilikler yolcusu!
Ruhumuzun kardeşidir
Güneşlerde parlayan bu yeşil su.
Bayrağımız yeşil sular ateşidir.
Biz bayrağın fedaisi sayısız Türk genciyiz.
Biz hilale şan arayan korku bilmez gemiciyiz.
Ey vatandan müjdelerle bize kadar gelen rüzgâr!
O sarışın sahillerde kara gözlü genç kızlar,
Yaz gecesi mehtap ile konuşurken,
Doğru söyle, sordular mı bizleri?..
Nasıl cevap verdi gökten
Gemimizin rehberi,
O vefakâr
Yıldızlar?..
Poyraz var;
Yelken dolar.
Gemi sanki kanatlı!
Enginlerde pembe güneş
Gülümserken bu yolculuk ne tatlı!
Çal sazını kalenderce yiğit kardeş!
Nağmelerin yorulmayan dalgalardan bahtiyar.
Gönderelim bu ahengi o sevgili yurda kadar…
Enis Behiç Koryürek

a. Yukarıdaki şiirin ahenk ve şekil özelliklerini belirleyiniz.

  • Cevap: 
    GEMİCİLER 

    – yiğitleriz.

    – gezeriz.    
    -yamaçları,
    -bıraktık.
    -ağaçları
    – artık.
    -Sevgilimiz,
    -Ey deniz
    Bu bölümdeki kafiye ve redifler:
     
      “iz” tam uyak;
    “-ları” redif,
    “-aç” tam uyak
    “-tık” zengin uyak
    “-iz” tam uyak
    Bu bölümün kafiye ve redifleri:
    “-iz” tam uyak
    “-su” tunç uyak
    “-idir” redif; “”eş” tam uyak
    “-yiz” redif; “-ci” tam uyak
    “-ar” tam uyak
    “-en” tam uyak
    “-i” redif; “er” tam uyak
    “-ar” tam uyak
     
    -var; 
    – dolar. –
    – kanatlı!
     -güneş –
    -tatlı! –
    – kardeş!
    -bahtiyar.
    – kadar…
    Bu bölümün kafiye ve redifleri
     
    “-ar” tam uyak
    “-lı” redif; “-at” tam uyak
    “-eş” tam uyak
    “-ar” tam uyak

b. Bu şiirde dizelerin uzunluğu kısalığı aracılığı ile içeriğin görsel olarak şiirin şekline nasıl yansıtıldığını açıklayınız.

  • Cevap: Bu şiir uzun-kısa dizelerle şiirin içeriği görsel olarak şiirin şekline yansımıştır.

9. Sınıf Meb Yayınları Türk Dili ve Edebiyatı Ders Kitabı Sayfa 86 Cevabı

…….Sarmal kafiye..…. Kafiye

Belki rüyâlarındır bu tâze açmış güller, (a)
Bu yumuşak aydınlık dalların tepesinde, (b)
Bitmeyen aşk türküsü kumruların sesinde, (b)
Rüyâsı ömrümüzün çünkü eşyaya siner (a)
Ahmet Hamdi Tanpınar

***************

…..…Düz…. Kafiye

Ben de duman olsam senin yerine, (a)
Dağılsam dağların şu mahşerine; (a)
Güzelin saçına ve gözlerine (a)
Ben girsem, ben dolsam yayla dumanı! (b)
Ömer Bedrettin Uşaklı

***************

………MANİ TİPİ.…. Kafiye

Bu dağlar mı o dağlar (a)
Top sesleriyle çağlar, (a)
O kanlı mâcerâyı (b)
Söyler, söyler de ağlar. (a)
Hüseyin Suad Yalçın

a. Yukarıdaki şiirlerin kafiye örgüsünü tespit ederek tablodaki uygun yerlere örnekteki gibi yazınız.

  • Cevap: Cevabı yukarıda verildi

b. Kafiye örgüsünün şiire katkısını yukarıdaki örneklerden hareketle ifade ediniz.

  • Cevap: Kafiye örgüsü şiirde ahengi ve müzikaliteyi sağlar.

9. Sınıf Meb Yayınları Türk Dili ve Edebiyatı Ders Kitabı Sayfa 87 Cevabı

Hazırlık
Aşağıdaki dizeler sizde ne gibi çağrışımlar yapmaktadır? Açıklayınız.

Baharı seller götürdü boğuldu yaz
Kırıldı kristal vakitler güz kadehi
Sezai Karakoç, Kış

  • Cevap: Kış mevsimini çağrıştırıyor

Bütün renkler aynı hızla kirleniyordu,
Birinciliği beyaza verdiler.
Özdemir Asaf, Jüri

  • Cevap: Bütün değerlerin yozlaştığı, kirlendiği günümüzde en çok dürüstlük, doğruluk ve erdem bozuluyor.

Ilık karanlık şarkı söylerdi,
Ay ışığı öperdi susamış toprağı.
Kemanlar inler…
Neyler duâ eder,
Ve güzel sesler avuturdu her derdi.
Halide Nusret Zorlutuna, Urfa Geceleri

  • Cevap: Bir yaz gecesinde çok sıcak ve kurak iklime sahip bir yerdeki  eğlence ortamını çağrıştırıyor.

Seçkin bir kimse değilim
İsmimin baş harflerinde kimliğim
Bağışlanmamı dilerim
A. Cahit Zarifoğlu, Sultan

  • Cevap: Allah’ın büyüklüğü karşısında kendini sıradan, günahkar ve ACiZ hisseden birinin bağışlanyı dilemesini çağrıştırıyor

Ağlamadan
dillerim dolaşmadan
yumruğum çözülmeden gecenin karşısında
şafaktan utanmayıp utandırmadan aşkı
üzerime yüreğimden başka muska takmadan
konuşmak istiyorum.
İsmet Özel, Mazot

  • Cevap: Duygularını samimi, akıcı bir şekilde anlatmak açığa vurmak isteyen birini çağrıştırıyor

Bulutların çıkınında
Mis kokulu güvercinleri gökyüzünün
Çıldırtırlar insan gözlü kedileri
Ay doğar kuyulara yalınayak
Telgrafın tellerinde gemi leşleri
Oktay Rifat, Perçemli Sokak

  • Cevap: Gerçeküstülüğü, akıl  ve mantıkla izahı zor birtakım durumları, şairin bilinçaltının dışavurumunu çağrıştırıyor.

9. Sınıf Meb Yayınları Türk Dili ve Edebiyatı Ders Kitabı Sayfa 90 Cevabı

Metni Anlama ve Çözümleme

1. Akıncı adlı şiirde çocuklar gibi şen olanlar kimlerdir, bunların mutluluklarının sebebi nedir? Açıklayınız.

  • Cevap: Çocuklar gibi şen olan akıncılardır. Mutluluklarının sebebi büyük bir orduyu yenmeleridir.

2. Şiirdeki olağanüstü ögeleri belirleyerek bunların anlatıma katkısını belirtiniz.

  • Cevap: Yerden yedi kat arşa kanatlandık ifadelerinde olağanüstülük vardır.  Bu dizede akıncıların ruhu kuşlara benzetilmiş ve kapalı istiare yapılmıştır.
  • Şimşek gibi bir semte atıldık yedi koldan
    Şimşek gibi Türk atlarının geçtiği yoldan 
dizelerinde Türk atlarının şimşek kadar hızlı olduğu belirtilmiştir. Olağanüstü ögeler sözün anlatım gücünü ve etkileyiciliğini artırmıştır.

3. Dördüncü beyitte “dolu dizgin boşanan atlar” ifadesiyle anlatılmak istenen nedir? Açıklayınız.

  • Cevap: Atı, dizginini gevşetip son hızla koşturarak, çok hızlı sürerek, son hızla gitmesi anlatılmaktadır.

4. Şiirde nasıl bir savaş ortamı tasvir edilmiştir? Açıklayınız.

  • Cevap:  Şiir geçen “Bin atlı o gün dev gibi bir orduyu yendik!” dizelerinde sayıca az olan Türk akıncılarının kendilerinden sayıca çok fazla olan büyük bir orduyla savaştığı,  doludizgin ilerleyen atların, sonunda zafer mutluluğunun olduğu bir savaş ortamı tasvir edilmiştir.

5. Akıncı adlı şiirdeki millî ve manevi değerleri belirleyiniz.

  • Cevap: Vatan sevgisi, fetih ve akıncılık, din ve vatan uğruna ölenlerin şehitlik mertebesine yükselmesi şiirdeki milli ve manevi değerlerdir.

6.

2. Şiirdeki olağanüstü ögeleri belirleyerek bunların anlatıma katkısını belirtiniz.

  • Cevap: Yerden yedi kat arşa kanatlandık ifadelerinde olağanüstülük vardır.  Bu dizede akıncıların ruhu kuşlara benzetilmiş ve kapalı istiare yapılmıştır.
  • Şimşek gibi bir semte atıldık yedi koldan
    Şimşek gibi Türk atlarının geçtiği yoldan 
dizelerinde Türk atlarının şimşek kadar hızlı olduğu belirtilmiştir. Olağanüstü ögeler sözün anlatım gücünü ve etkileyiciliğini artırmıştır.

3. Dördüncü beyitte “dolu dizgin boşanan atlar” ifadesiyle anlatılmak istenen nedir? Açıklayınız.

  • Cevap: Atı, dizginini gevşetip son hızla koşturarak, çok hızlı sürerek, son hızla gitmesi anlatılmaktadır.

4. Şiirde nasıl bir savaş ortamı tasvir edilmiştir? Açıklayınız.

  • Cevap:  Şiir geçen “Bin atlı o gün dev gibi bir orduyu yendik!” dizelerinde sayıca az olan Türk akıncılarının kendilerinden sayıca çok fazla olan büyük bir orduyla savaştığı,  doludizgin ilerleyen atların, sonunda zafer mutluluğunun olduğu bir savaş ortamı tasvir edilmiştir.

5. Akıncı adlı şiirdeki millî ve manevi değerleri belirleyiniz.

  • Cevap: Vatan sevgisi, fetih ve akıncılık, din ve vatan uğruna ölenlerin şehitlik mertebesine yükselmesi şiirdeki milli ve manevi değerlerdir.
  • Cevap: 

                                       Akıncı –                                 Kaldırımlar

  • Tür:                  ŞİİR                                             ŞİİR
  • Biçim:              BEYİTLER(GAZEL)                DÖRTLÜK(SERBEST)
  • Üslup:              Sanatlı süslü                              Sade akıcı
  • İçerik:               Tarihin Şanlı Akıncıları          Yalnızlık

9. Sınıf Meb Yayınları Türk Dili ve Edebiyatı Ders Kitabı Sayfa 91 Cevabı

Aşağıdaki metinlerin konularını belirleyiniz.

Cehennem olsa gelen, göğsümüzde söndürürüz;
Bu yol ki Hak yoludur, dönme bilmeyiz, yürürüz!
Düşer mi tek taşı, sandın, harîm-i nâmûsun?
Meğerki harbe giren son nefer şehîd olsun.
Mehmet Akif Ersoy, Berlin Hâtıraları

  • Cevap: Vatan için birlik ve beraberlikle sonuna kadar mücadele edileceği

Çarh bozulmuş dünya ıslah olmuyor
Ehli fukaranın yüzü gülmüyor
Ruhsati de dediğini bilmiyor
Yazı belli değil hat belli değil
Ruhsatî

  • Cevap: Yozlaşmış, bozulmuş  dünya ve toplum düzenine  eleştiri

Yağmur yağar mor sünbüller bitirir
Yel estikçe kokuların yetirir
Sarı çiçek sarvan kurmuş oturur
Karışmış güllere çimenin dağlar
Karacaoğlan

  • Cevap: Baharla birlikte tabiatta meydana gelen değişimler

Bir gün gelir de unuturmuş insan
En sevdiği hatıraları bile
Bari sen her gece yorgun sesiyle
Saat on ikiyi vurduğu zaman
Beni unutma
Ümit Yaşar Oğuzcan, Beni Unutma

  • Cevap: Şairin unutulmama isteği

Güzel dil, Türkçe bize,
Başka dil, gece bize.
İstanbul konuşması
En saf, en ince bize.
Ziya Gökalp, Lisan

  • Cevap: Türkçenin güzelliği 

 

7. Sınıf İngilizce MEB Yayınları Ders Kitabı Cevapları Sayfa 79

7. Sınıf İngilizce ders kitabı cevapları her sınıf ve düzeyden öğrencilerin ödevlerine yardımcı olması için paylaşıyoruz. 2019 2020 Eğitim öğretim yılı için okullarda okutulan 7. Sınıf İngilizce ders kitabı etkinlik cevapları için bu sayfayı baştan sona inceleyebilirsiniz. Daha iyi anlamanız için her bir etkinliği ayrı ayrı çözümledik. Eklenmesini ve düzeltilmesini istediğin yerler olursa yorum kısmından yazmayı unutmayın.

Sayfanın Cevapları:

7. Sınıf Meb Yayınları İngilizce Ders Kitabı Sayfa 79 Cevabı

“7. Sınıf Meb Yayınları İngilizce Ders Kitabı Sayfa 79 Cevabı” ise önce sorular yazıldı daha sonra kitabın üzerinde çözülerek gösterildi. Önce sorular hemen ardından ise cevaplar mevcuttur.

SORULAR

What do Jane, Rob and Wilma need for their organizations? Write them in their boxes. You can use them more than once.

You want to invite your friends to your party. Work in groups of three. Read the role cards and make a dialogue.

7. Sınıf Meb Yayınları İngilizce Ders Kitabı Sayfa 79 Cevabı

 

8. Sınıf İngilizce Tutku Yayınları Ders Kitabı Cevapları Sayfa 79

8. Sınıf İngilizce ders kitabı cevapları her sınıf ve düzeyden öğrencilerin ödevlerine yardımcı olması için paylaşıyoruz. 2019 2020 Eğitim öğretim yılı için okullarda okutulan 8. Sınıf İngilizce ders kitabı etkinlik cevapları için bu sayfayı baştan sona inceleyebilirsiniz. Daha iyi anlamanız için her bir etkinliği ayrı ayrı çözümledik. Eklenmesini ve düzeltilmesini istediğin yerler olursa yorum kısmından yazmayı unutmayın.

Sayfanın Cevapları:

8. Sınıf Tutku Yayıncılık İngilizce Öğrenci Çalışma Kitabı Sayfa 79 Cevabı

“8. Sınıf Tutku Yayıncılık İngilizce Öğrenci Çalışma Kitabı Sayfa 79 Cevabı” ise önce sorular yazıldı daha sonra kitabın üzerinde çözülerek gösterildi. Önce sorular hemen ardından ise cevaplar mevcuttur.

SORULAR

Give an example for the types of holiday below.

What type of vacations do you prefer going? A city sightseeing, a seaside vacation, a vacation on the mountain or a vacation in the countryside? Why? Give examples and make comparisons. You may use the words in the box to help you.

Listen and circle the best options.

What’s your favorite tourist destination? Ask for details about your partner’s favorite destination and take notes. You may ask the questions below.

8. Sınıf Tutku Yayıncılık İngilizce Öğrenci Çalışma Kitabı Sayfa 79 Cevabı8. Sınıf Tutku Yayıncılık İngilizce Öğrenci Çalışma Kitabı Sayfa 79 Cevabı

6. Sınıf Din Kültürü Dörtel Yayınları Ders Kitabı Cevapları Sayfa 79 Paçal (E/34-36)

6. Sınıf Din Kültürü ders kitabı cevapları her sınıf ve düzeyden öğrencilerin ödevlerine yardımcı olması için paylaşıyoruz. 2019 2020 Eğitim öğretim yılı için okullarda okutulan 6. Sınıf Din Kültürü ders kitabı etkinlik cevapları için bu sayfayı baştan sona inceleyebilirsiniz. Daha iyi anlamanız için her bir etkinliği ayrı ayrı çözümledik. Eklenmesini ve düzeltilmesini istediğin yerler olursa yorum kısmından yazmayı unutmayın.

Sayfanın Cevapları:

6. Sınıf Din Kültürü ve Ahlak Bilgisi Dörtel Yayınları Ders Kitabı Cevapları Sayfa 79

1. Hz. Muhammed’in (s.a.v.) peygamberlikle görevlendirilmesi ne zaman ve nasıl olmuştur? Araştırıp öğreniniz.

  • Cevap: Hz. Muhammed’in Peygamberlikle görevlendirilmesi 610 yılında, Hira Mağarasında iken olmuştur. Cebrail(a.s.), Peygamberimizin yanına gelerek oku demiş. Efendimiz ben okumam bilmem deyince iki defa daha Cebrail Peygamberimizi sıkarak tekrardan oku demiş. Efendimizin ben okuma bilmem ki demesi üzerine Cebrail Alak suresinin ilk beş ayetini okumuştur. Bu olayla da efendimizin peygamberlik görevi başlamıştır.

2. Alâk suresinin ilk beş ayetinin anlamını bir Kur’an mealinden bulup yazınız.

  • Cevap: Alak suresinin ilk beş ayeti mealen şöyledir;

Rahman ve Rahim Olan Allah’ın Adıyla
1. Yaratan Rabbinin adıyla oku!
2. O, insanı bir aşılanmış yumurtadan yarattı.
3. Oku! Rabbin, en büyük kerem sahibidir.
4. O Rab ki kalemle [yazmayı] öğretti.
5. İnsana bilmedikleri şeyi öğretti.

3. Peygamberimiz (s.a.v.), İslam davetinin ilk yıllarında ne gibi zorluklarla karşılaşmıştır? Araştırınız.

  • Cevap: Peygamberimiz İslam’a davetinin ilk yıllarında yakınlarından bile eziyet görmüştür. Amcasının karısı yollarına dikenler dökmüştür. Onun dışında Mekke’de namaz kılarken sırtına hayvan işkembesi konulmuş, Taif’te taşlanmıştır. Ancak o yine de davetinden vazgeçmemiştir.
Ads by optAd360

4. Hicret, muhacir, ensar, Veda Haccı ve Veda Hutbesi ne demektir? Araştırınız ve edindiğiniz bilgileri defterinize yazınız.

  • Cevap:

Hicret: Peygamber Efendimiz ve beraberindeki Müslümanların Mekke’den Medine’ye göç etmeleri olayına verilen addır.
Muhacir: Mekke’den Medine’ye hicret edenlere verilen addır.
Ensar: Mekke’den Medine’ye hicret eden Medine’li Müslümanlara verilen addır.
Veda Haacı: Peygamber Efendimizin vefat edeceği yılda yapmış olduğu ilk ve son haccına verilen addır.
Veda Hutbesi: Efendimizin Veda Haccında Arafatta vermiş olduğu son hutbedir.

5. Mescid-i Nebi’nin ne zaman ve ne amaçla yapıldığını araştırınız.

  • Cevap: Mescid-i Nebi, Peygamberimizin Mekke’den Medine’ye hicretinin hemen ardından inşa edilmiştir ve yapımı yedi ay kadar sürmüştür. Bu Mescid, namaz kılmanın yanında, siyasi ve askeri işlerin görülmesi, istişare yapılması ve eğitim faaliyetlerinin görüşülmesi için yapılmıştır.

6. Nasr suresinin okunuşunu ve anlamını defterinize yazınız.

  • Cevap:

NASR SURESİNİN OKUNUŞU

Bismillahirrahmânirrahîm.

İzâ câe nasrullahi velfeth

Ve raeytennâse yedhulûne fî dinillâhi efvâcâ

Fesebbih bihamdi rabbike vestağfirh, İnnehû kâne tevvâbâ

NASR SURESİNİN TÜRKÇE MEALİ

Rahmân ve Rahîm olan Allah’ın adıyla

Allah’ın yardımı ve fetih geldiğinde,

İnsanları bölük, bölük Allah’ın dinine girerlerken gördüğünde.

Artık Rabbini hamd ile tesbih et ve bağışlamasını dile! Muhakkak ki, O, çok bağışlayandır!

6. Sınıf Dörtel Yayınları Din Kültürü ve Ahlak Bilgisi Ders Kitabı Sayfa 79 Cevabı