10. Sınıf Din Kültürü Nev Yayınları Ders Kitabı Cevapları Sayfa 39

10. Sınıf Din Kültürü ders kitabı cevapları her sınıf ve düzeyden öğrencilerin ödevlerine yardımcı olması için paylaşıyoruz. 2019 2020 Eğitim öğretim yılı için okullarda okutulan 10. Sınıf Din Kültürü ders kitabı etkinlik cevapları için bu sayfayı baştan sona inceleyebilirsiniz. Daha iyi anlamanız için her bir etkinliği ayrı ayrı çözümledik. Eklenmesini ve düzeltilmesini istediğin yerler olursa yorum kısmından yazmayı unutmayın.

Sayfanın Cevapları:

10. Sınıf Nev Yayınları Din Kültürü ve Ahlak Bilgisi Ders Kitabı Sayfa 39 Cevabı

10. Sınıf Nev Yayınları Din Kültürü ve Ahlak Bilgisi Ders Kitabı Sayfa 39 Cevabı” ise önce sorular yazıldı daha sonra kitabın üzerinde çözülerek gösterildi. Önce sorular hemen ardından ise cevaplar mevcuttur.

SORULAR

Soru:

♦ “Ey insanlar! Allah’a tövbe edip ondan af dileyiniz. Zira ben ona günde yüz defa tövbe ederim.” (Müslim, Sahih-i Müslim, Zikr, 42.)
♦ “Kulunun tövbe etmesinden dolayı Allah Teala’nın duyduğu memnuniyet, sizden birinin ıssız çölde kaybettiği devesini bulduğu zamanki sevincinden çok daha fazladır.”
(Buhari, Sahih-i Buhari, Deavât, 4.)
♦ “Bir kul can çekişmeye başlamadığı sürece, Allah Teala onun tövbesini kabul eder.”
(Tirmizi, Sünen, Deavât, 98.)
Bu hadislerden tövbe ve istiğfar ile ilgili hangi ilkeler çıkarılabilir? Arkadaşlarınızla belirleyerek ^ listeleyiniz.

  • Cevap:  Peygamberimiz sallallahu aleyhi vesselam da diyor ben Allah’a günde yüz kez tövbe ederim. Bizlerde tövbe etmeliyiz. Allah’ın memnuniyeti için de tövbe etmeliyiz

Sizce bir insanın Allah (c.c.) ile iletişimi konusunda dayandığı başka ne gibi temel ilkeler vardır? Arkadaşlarınızla konuşarak belirleyiniz.

  • Cevap:  İnsan hayatında yaratıcıyla bir iletişim halinde bulunmak ister. İnsanın yaratıcıyla olan iletişimi birçok yolla gerçekleşmektedir. Bu da insanın manevi olarak kuvvetlenmesi anlamına gelir.Bir insanın Allah ile olan iletişimi konusunda dayandığı en önemli temeller dua ve ibadetlerdir. İnsanın duası olmasa Allah, insana değer bile vermez.

    Bir insanın Allah (c.c) ile iletişimi konusunda dayandığı ne gibi temel ilkeler vardır sorusunun cevabı şu şekilde olacaktır;
    Namaz kılmak,
    Hacca girmek,
    Oruç tutmak,
    Dua etmek,
    Sadaka vermek,
    Yetim bir kişiye yardımcı olmak,
    Ana ve babaya saygı göstermek,
    Mezarları ziyaret etmek,
    Tanımadığımız birisinin cenaze namazına katılmak,
    gibi çeşitli ilkeler, bir insanın Allah (c.c) ile iletişimi konusunda dayandığı ilkelere örnek olarak verilebilir. Yüce Allah ile iletişimimizi güçlendirmek için bol bol ibadet etmeli ve Allah’a şükretmeliyiz. Her durumda ve koşulda Allah’a sığınmalıyız.

 

10. Sınıf Türk Dili ve Edebiyatı MEB Yayınları Ders Kitabı Cevapları Sayfa 39

10. Sınıf Türk Dili ve Edebiyatı ders kitabı cevapları her sınıf ve düzeyden öğrencilerin ödevlerine yardımcı olması için paylaşıyoruz. 2019 2020 Eğitim öğretim yılı için okullarda okutulan 10. Sınıf Türk Dili ve Edebiyatı ders kitabı etkinlik cevapları için bu sayfayı baştan sona inceleyebilirsiniz. Daha iyi anlamanız için her bir etkinliği ayrı ayrı çözümledik. Eklenmesini ve düzeltilmesini istediğin yerler olursa yorum kısmından yazmayı unutmayın.

Sayfanın Cevapları:

10. Sınıf Meb Yayınları Türk Dili ve Edebiyatı Ders Kitabı Duha Koca Oğlu Deli Dumrul Destanını Beyan Eder Hanım Hey Cevapları

10. Sınıf Türk Dili ve Edebiyatı Ders Kitabı Meb Yayınları 2. Ünite Hikaye   Sayfa 36, 37, 38, 39, 40, 41, 42 Duha Koca Oğlu Deli Dumrul Destanını Beyan Eder Hanım Hey Metni Etkinlik Soruları ve Cevapları

10. Sınıf Meb Yayınları Türk Dili ve Edebiyatı Ders Kitabı Sayfa 36 Cevabı

1. “Fedakârlık, sadakat, saygı” gibi değerlerin aile ve toplum yaşamındaki yeriyle ilgili neler düşünüyorsunuz? Düşüncelerinizi sözlü olarak paylaşınız.

  • Cevap: Fedakarlık, sadakat ve saygı aile ve toplumu ayakta tutan en önemli değerlendendir. Bu değerlerin olmadığı aile ve toplumlar zamanla yozlaşmaya ve eninde sonunda yıkılmaya mahkumdur. İnsan toplumsal bir varlıktır, doğduğu andan itibaren çevresiyle etkileşime girer. İnsanı insan yapan da ailede edinip sosyal çevreyle geliştirdiği ve benimsediği değerlerdir. Bu değerlerden saygı hem toplum hem de toplumun en küçük birimi aile için olmazsa olmazdır. Saygının olmadığı yerde sevgi de olmaz karşılıklı anlayış da… Bir toplumda herkes birbirini sevmek zorunda değildir fakat herkes birbirine  saygı duymak zorundadır. Huzurlu bir toplum ancak  birbirlerini anlayan, farklılıklarına rağmen birbirlerine saygı duyan insanlarla oluşabilir. Geleceğe güvenle bakabilmenin, yarınlara kalabilmenin sırrı budur.

2. Tarihte kahramanlığıyla ün yapmış kişilerden en çok hangisi sizi etkilemiştir? Niçin?

  • Cevap: Mustafa Kemal Atatürk, Fatih Sultan Mehmet, Kanuni, Alparslan…

10. Sınıf Meb Yayınları Türk Dili ve Edebiyatı Ders Kitabı Sayfa 41 Cevabı

1. • Ansızın Deli Dumrul dört nala yetişti.
• Benim ulu dergâhımda gezsin, benlik eylesin.

Okuduğunuz metinden alınan bu cümlelerde altı çizili kelime gruplarının anlamını cümlenin bağlamından hareketle tahmin ediniz. Tahminlerinizi TDK’nin Türkçe Sözlük’ünden kontrol ediniz.

  • Cevap: 
    Dört nala➜ çok hızlı bir biçimde
    benlik eylesin➜ kendini üstün görmek

2. Okuduğunuz metinde Deli Dumrul’un bir kuru çayın üzerine köprü yapmasının asıl sebebini söyleyiniz.

  • Cevap: Deli Dumrul’un bir kuru çayın üzerine köprü yapmasının asıl sebebi çok güçlü olduğunu herkese duyurmak ve ününün yayılmasını istemesidir.

3. Azrail ile karşılaştıktan sonra Deli Dumrul’un fikirleri neden değişmiştir? Metinden hareketle açıklayınız.

  • Cevap:  Allah’ın yüceliğini ve Azrail’in O’nun güçlü bir emir kulu olduğunu ölümle burun buruna gelince öğrenen Deli Dumrul hatasını ve acizliğini anlar.

4. Okuduğunuz metinde Deli Dumrul’un eşi, fedakârlığı temsil eden kişi olarak verilmiştir. Bu durum size Türklerin geçmişteki sosyal yaşamları ile ilgili nasıl bir fikir vermektedir?

  • Cevap: Sadakati, fedakarlığı ve diğer üstün özellikleriyle kadın, Eski Türklerde hem ailede hem de sosyal yaşamda çok önemli bir yere sahiptir. Kadın, Türk aile yapısının omurgasını oluşturmuş, her zaman erkeğinin tamamlayıcısı olmuştur. Türk toplumunda kadın, her zaman ön planda tutulmuş, devlet yönetiminde dahi söz sahibi olmuştur.

5. Metinde Azrail için insanoğlunun ejderhası şeklinde bir benzetme yapılmasının nedeni nedir?

  • Cevap: Öncelikle şunu belirtmeliyiz ki metinde “insanoğlunun ejderhası” Azrail için değil Deli Dumrul için kullanılmıştır… Deli Dumrul için insanoğlunun ejderhası şeklinde bir benzetme yapılmasının sebebi Deli Dumrul’un çok güçlü, kuvvetli olduğunu belirtmek içindir.

10. Sınıf Meb Yayınları Türk Dili ve Edebiyatı Ders Kitabı Sayfa 42 Cevabı

6. Dede Korkut’un bu hikâyede nasıl bir rolü vardır? Dede Korkut ne zaman ortaya çıkmakta ve neler söylemektedir?

  • Cevap: Dede Korkut, hikâyelerin sonunda kopuzuyla şiir söyler ve hem kahraman için hem Oğuz toplumu için dua eder. Hikâyelerde olayların sonlanması ile birlikte Dede Korkut ortaya çıkmakta ve hayır dualar etmektedir.

7. Metindeki olay örgüsünü gerçekleşme sırasına göre aşağıdaki şemalara yazınız.

  • Cevap:
  • Obadan bir yiğidin vefat etmesi üzerine Deli Dumrul’un Azrail’e kafa tutması
  • Deli Dumrul’un Azrail’e yenilmesi, Allah’a bağışlanması için yalvarması
  • Deli Dumrul’dan canı yerine can bulmasının istenmesi, eşinin canını vermeyi kabul etmesi
  • Hak Taala’nın Deli Dumrul ve eşine yüz kırk yıl ömür vermesi, Dede Korkut’un dua etmesi

8. Okuduğunuz metnindeki kişilerin özelliklerini belirleyiniz.

  • Cevap: Eserde Dumrul fiziksel özellikleri bakımından mükemmeldir. Klasik türk erkeğinin fiziksel özellikleri vardır. Güçlüdür, uzun boyludur, yakışıklıdır… Fakat delidir, yaşamı boyunca aklına eseni yapmıştır, istediğini almıştır. Yalnız ölümle tanışınca olgunlaşmaya başlamıştır.
    Deli Dumrul’un anası, yaşlıdır ve ölümü beklemektedir. Dumrul’u çok sever, fakat bütün hayatını onun için harcadığını düşünerek Dumrul için hayatını vermez..
    Deli Dumrul’un babası da , yaşlıdır. O da Dumrul’u çok sever, ama o da kabul hayatını Dumrul için vermez..
    El kızı (Dumrul’un karısı) güzel ve genç bir kadındır. Deli Dumrul’la büyük bir aşk yaşamaktadırlar. Olgun ve sevdiği kişi için her şeyi yapabilecek bir kişiliğe sahiptir.

9. Okuduğunuz metnin anlatıcısını ve anlatıcının bakış açısını metinden örnek cümleler göstererek söyleyiniz.

  • Cevap: Metin hakim anlatıcı tarafından anlatılmıştır. İlahi bakış açısıyla yazılmıştır.
    Örnek:  “Bu sözler, Allah Teâla’nın hoşuna gider. Azrâil’e canının yerine can bulması karşılığında Deli Dumrul’u bağışlayacağını söyler.”

10. Metnin dil özelliklerine bakıldığında hikâyenin nesir bölümündeki anlatım bir konuşma dili özelliği taşırken karşılıklı konuşmalarda nazım özelliği taşımaktadır. Bu durum metnin dil ve anlatımını nasıl etkilemiştir?

  • Cevap: Metinde nazım ve nesirin iç içe geçmesi  metne şiirsellik ve akıcılık kazandırmıştır. Ahenk unsurlarına verilmesi anlatımı tekdüzelikten kurtarıp anlatıma canlılık ve hareket katmıştır.

11. Siz olsaydınız bu hikâyeyi nasıl bitirirdiniz? Neden?

  • Cevap: Yorum sizin, hikayeyi mutlaka okumanızı öneriyoruz…

12. Okuduğunuz metnin teması metin türüne nasıl bir katkı sağlamıştır? Açıklayınız.

  • Cevap: Metin, canı yerine can bulma, fedakarlık, pişmanlık vb. temalar üzerine kurulmuştur.

13. Metindeki ana düşünce ile yardımcı düşünceleri belirleyiniz. Belirlediğiniz cümleleri aşağıdaki şemalara yazınız. 

Ana Düşünce: İnsanın benliğini, nefsini tanrılaştıramayacağı, Allah’ın kararlarına karşı gelinemeyeceği, gelmeye kalkarsa gereken cezanın verileceğidir.

Yardımcı Düşünceler: Allah’ın affediciliği, duanın gücü, eşin fedarlığı ve sevgisi, Allah’ın takdirine razı olmak vb…

1. Okuduğunuz metinde geçen “Geçeninden otuz üç akçe alırdı, geçmeyeninden döve döve kırk akçe alırdı.” cümlesinde altı çizili kelimeler fiilimsidir. Fiilimsiler; fiil gibi -ma, -me eki ile olumsuzu yapılabilen ancak fiiller gibi çekimlenemeyen kelimelerdir. Okuduğunuz metinde geçen fiilimsilere bu bilgiden hareketle örnekler bulunuz.

  • Cevap: geçeninden, geçmeyeninden, diye, yiyip, içip, otururken, çağırıp, görür (gözü), tutar (elleri), diyince, olduğunu, ağardığını, ağarmasının, gelirken, basıp, hırıldanmağa, aldığını, almağa, bulması, bağışlayacağını, yaşadıklarını, doğduğunda, benzer, bulamayınca, taşıdığım, deyince, getirdiğim, doladığım, emzirdiğim, dayanarak, olunca, etmediğini, almaya...

2. Metindeki fiilimsiler metnin dil ve anlatımına nasıl katkı sağlamıştır? Sözlü olarak ifade ediniz.

  • Cevap:Fiilimsiler metne anlatım gücü zenginliği kazandırıp anlatılmak isteneni kısa yoldan anlatma olanağı sağlamıştır.

3. Aşağıdaki parçada geçen noktalama işaretlerinin kullanım amaçlarını açıklayınız.

Bunu niçin böyle ederdi? Onun için ki: “Benden deli, benden güçlü er var mıdır ki çıksın benimle savaşsın, benim erliğim, bahadırlığım, kahramanlığım, yiğitliğim Rum’a, Şam’a gitsin, ün salsın” der idi.

  • Cevap:
    Soru işareti: Soru bildiren cümlenin sonuna konmuştur.
    İki nokta: Bir cümleden sonra alıntı bir cümle geldiği veya bir söz aktarıldığı zaman iki nokta kullanılır. Tırnak işareti: Doğrudan alıntıları göstermek için kullanılmıştır.
    Kesme İşareti: Özel isme gelen çekim eklerini ayırmak için kullanılmıştır.
    Virgül: Eş görevli sözcükler arasına konmuştur.
    Nokta: Tamamlanmış cümlenin sonuna konmuştur.

 

9. Sınıf Din Kültürü Nev Yayınları Ders Kitabı Cevapları Sayfa 39

9. Sınıf Din Kültürü ders kitabı cevapları her sınıf ve düzeyden öğrencilerin ödevlerine yardımcı olması için paylaşıyoruz. 2019 2020 Eğitim öğretim yılı için okullarda okutulan 9. Sınıf Din Kültürü ders kitabı etkinlik cevapları için bu sayfayı baştan sona inceleyebilirsiniz. Daha iyi anlamanız için her bir etkinliği ayrı ayrı çözümledik. Eklenmesini ve düzeltilmesini istediğin yerler olursa yorum kısmından yazmayı unutmayın.

Sayfanın Cevapları:

9. Sınıf Nev Yayınları Din Kültürü ve Ahlak Bilgisi Ders Kitabı Sayfa 39 Cevabı

9. Sınıf Nev Yayınları Din Kültürü ve Ahlak Bilgisi Ders Kitabı Sayfa 39 Cevabı” ise önce sorular yazıldı daha sonra kitabın üzerinde çözülerek gösterildi. Önce sorular hemen ardından ise cevaplar mevcuttur.

SORULAR

Soru:

Sizce insanın mutlu olabilmesi için ne gibi ihtiyaçlarının karşılanması gerekir? Arkadaşlarınızla tartışınız.

  • Cevap:  Bazı işler gerçekten çok zor koşullarda yapılır. Maden ocaklarında çalışmanın ne kadar zor olduğu apaçık ortada. Beden gücüyle, karda-kışta ya da aşırı sıcakta çalışmanın ne kadar yıpratıcı olduğu aşikar. Sadece beden gücüyle değil, bir ofis ortamında da çok zor koşullarda çalışanlar var. Bir yöneticinin psikolojik tacizi altında çalışan insanların ne acılar çektiğini  herkes bilir.

    Ücret, iş ortamının fiziki koşulları, iş arkadaşlarıyla ilişkiler, yöneticilerin tutumu… bunların hepsi bir işten alınan tatmini belirleyen çok önemli konulardır. Ama bunların hiçbiri, bir insanın çalıştığı işte mutlu olmasını sağlamaz. Bütün şartların çok olumlu olduğu durumlarda hiç mutlu olmayan insanlar olduğu gibi, pek çok olumsuzluklara rağmen yaptıkları işte çok mutlu olan insanlar vardır.

 

9. Sınıf Coğrafya Tutku Yayınları Ders Kitabı Cevapları Sayfa 39

9. Sınıf Coğrafya ders kitabı cevapları her sınıf ve düzeyden öğrencilerin ödevlerine yardımcı olması için paylaşıyoruz. 2019 2020 Eğitim öğretim yılı için okullarda okutulan 9. Sınıf Coğrafya ders kitabı etkinlik cevapları için bu sayfayı baştan sona inceleyebilirsiniz. Daha iyi anlamanız için her bir etkinliği ayrı ayrı çözümledik. Eklenmesini ve düzeltilmesini istediğin yerler olursa yorum kısmından yazmayı unutmayın.

Sayfanın Cevapları:

9. Sınıf Coğrafya Tutku Yayıncılık Ders Kitabı Cevapları Sayfa 39

Aşağıdaki soruları karikatüre göre cevaplayınız.

1. Kutup noktalarında altı ay gece altı ay gündüz yaşanması, Dünya’nın hangi özelliğinden kaynaklanmaktadır?

  • Cevap: Ekvator ile Yörünge düzlemi arasında 230 27ı ‘lık bir açı bulunmaktadır. Bir bakıma Dünya Güneş etrafında yörünge hareketini yaparken bu açı ile dönmektedir. Özetle Dünyanın Eksen Eğikliğinin bir sonucudur bu durum.

2. Karikatüre konu olan durum yani Kuzey Kutup Noktası’nda altı ay gündüz ve altı ay gece yaşanması hangi tarihler arasında gerçekleşir?

  • Cevap: Kuzey Yarımkürede İlkbahar, Güney Yarımkürede Sonbaharın başladığı tarihtir. 21 Mart tarihinden itibaren Kuzey Yarımkürede gündüzler, Güney Yarımkürede geceler daha uzun olmaya başlar. Kuzey Kutbu’nda 6 ay gündüzün, Güney Kutbu’nda 6 ay gecenin süreceği günlerin başlangıcıdır.

3. Karikatüre konu olan durum, günlük hayatta yaşanmakta mıdır? Araştırınız.

  • Cevap: Hayır günlü hayatta ancak Kutup Bölgelerinin uç kısımlarında yaşarsanız mümkün olur. Ama diğer yerlerde bu kadar uzun fark yoktur. Genelde bir kaç saatilik sarkmalar söz konusudur.

9. Sınıf Tutku Yayıncılık Coğrafya Ders Kitabı Sayfa 39 Cevabı

9. Sınıf Türk Dili ve Edebiyatı Sonuç Yayınları Ders Kitabı Cevapları Sayfa 39

9. Sınıf Türk Dili ve Edebiyatı ders kitabı cevapları her sınıf ve düzeyden öğrencilerin ödevlerine yardımcı olması için paylaşıyoruz. 2019 2020 Eğitim öğretim yılı için okullarda okutulan 9. Sınıf Türk Dili ve Edebiyatı ders kitabı etkinlik cevapları için bu sayfayı baştan sona inceleyebilirsiniz. Daha iyi anlamanız için her bir etkinliği ayrı ayrı çözümledik. Eklenmesini ve düzeltilmesini istediğin yerler olursa yorum kısmından yazmayı unutmayın.

Sayfanın Cevapları:

9. Sınıf Sonuç Yayınları Türk Dili ve Edebiyatı Ders Kitabı 1. Ünite Giriş Ünite Sonu Ölçme ve Değerlendirme Cevapları

9. Sınıf Türk Dili ve Edebiyatı Ders Kitabı Sonuç Yayınları 1. Ünite Giriş 38, 39, 40 Ünite Sonu Ölçme ve Değerlendirme Soruları ve Cevapları

ÜNİTE SONU ÖLÇME VE DEĞERLENDİRME CEVAPLARI

9.  Sınıf Sonuç Yayınları Türk Dili ve Edebiyatı Ders Kitabı Sayfa 38 Cevabı

EDEBÎ TÜRLERDEN YARARLANMA
Edebî tür, edebiyat eserlerinin biçimlerine, konularına ve teknik özelliklerine göre ayrılmış çeşididir. Bir başka söyleyişle, biçim ve öz bakımından ortak kurallara göre yazılmış ve söylenmiş eser kümelerine verilen addır.Edebî türler, değişmeyen yazı kalıpları değildir. Toplumda zamanla meydana gelen değişmeler edebiyata da yansır. Edebî türler de değişen zamanın ihtiyaçlarına cevap verecek nitelikte ve çeşitlilikte değişime uğrar. Söz gelimi Eski Yunan edebiyatında yalnızca şiir, tiyatro, söylev, tarih gibi dört türden söz edilirken, XIX. yüzyıldan itibaren bu türlere roman, tenkit, mektup gibi yeni türler eklenmiştir. XX. yüzyıldan itibaren, özellikle basın ve yayın hayatındaki gelişmeler yeni türlerin oluşumunu sağlamış; makale, deneme, fıkra, skeç, senaryo gibi yeni türlerden bahsedilmeye başlanmıştır.Bir yandan yeni edebî türler oluşurken diğer yandan da eski türlerden bazıları zamanla kaybolmuş veya anlamı değişmiş, yeni anlamlar kazanmıştır. Buna en güzel örnek olarak destanı verebiliriz. Romantizm akımı ile birlikte, İlk Çağ’ın en önemli türü olan trajedi, yerini drama bırakmıştır.Avrupa ülkelerinden İtalya, Fransa, İspanya’da Latince dışında halkın kullandığı dile roman, bu dille anlatılan hikâyelere de romans adı veriliyordu. Zamanla, gelişen ve gerçeklik boyutu kazanan bu anlatımlar günümüz çağdaş türlerinden biri olan romanı meydana getirmiştir.Bir taraftan yeni edebî türler gelişirken diğer yandan da bazı türler birbirine karışmıştır. Röportaj, deneme, hikâye, şiir, masal arasında bir yaklaşma görülürken bazı türler de kendi içlerinde bölümlere ayrılmıştır. Roman, anti roman gibi.

A. Aşağıdaki soruları yukarıda verilen parçaya göre cevaplayınız.

1. Parçada edebî türler hangi özelliklerine göre sınıflandırılmıştır?

  • Cevap: Biçimlerine, konularına ve teknik özelliklerine göre sınıflandırılmıştır.

2. “Edebî türler, değişmeyen yazı kalıpları değildir.” cümlesinden ne anlıyorsunuz?

  • Cevap: Edebi türler,  zaman içinde meydana gelen gelişmelerden etkilenip değişimlere uğrar.

3. Zamanla değişen ya da ortadan kaybolan tür olarak hangisi gösterilmektedir? Bu değişimi siz nasıl yorumluyorsunuz?

  • Cevap: Buna destan örnek verilebilir. Romantizm akımı ile birlikte İlk Çağ’ın en önemli türü olan trajedi de  yerini drama bırakmıştır. Toplumda meydana gelen değişimler edebiyatı etkilediği için edebi türlerdeki bu değişim de normaldir

4. Zamanla birbirine karışan ya da yaklaşan türler arasında bir benzerlik var mı? Bu yaklaşımın ya da karışmanın nedeni ne olabilir?

  • Cevap:  Rö­portaj, deneme, hikâye, şiir, masal arasında bir yaklaşma görülürken roman türü de kendi içlerinde bölümlere ayrılmıştır. Bunun nedeni değişen zamanın ihtiyaçlarına cevap vermektir.

5. Parçanın ana düşüncesini bulunuz.

  • Cevap: Edebi türler zaman içinde çeşitli değişikliklere uğrar.

B. Aşağıdaki yargılar doğru ise cümlenin başına “D”, yanlış ise “Y” yazınız.

1.  (DMetinler, göstermeye bağlı ve anlatmaya bağlı metinler diye ikiye ayrılır.
2. (DSunum, panel, forum, açık oturum gibi türler sözlü anlatım türleridir.
3. (YGönderici, iletinin anlaşılıp anlaşılmadığını kod(şifre) sayesinde öğrenir.
4.(D“Heykel” plastik (görsel), edebiyat da fonetik (işitsel) sanatların bir koludur.
5. (DEdebiyatın bir anlamı da şudur: Bir çağda, bir dilde yaratılmış, sözlü ya da ya­zılı, sanat değeri taşıyan yapıtların bütünü. 

6. (Y) Edebî eserlerde olayın geçtiği geniş ya da dar mekânlar tasvir edilirken daha çok tarih ve sosyoloji bilim dallarından yararlanılır.
7. (D)  Lehçedeki ses farklılıkları şiveye kıyasla çok fazladır.

9.  Sınıf Sonuç Yayınları Türk Dili ve Edebiyatı Ders Kitabı Sayfa 39 Cevabı

C. Aşağıdaki cümlelerde boş bırakılan yerleri uygun ifadelerle doldurunuz.
1.     Şiir, coşku ve heyecanı dile getiren  metinler grubuna girer.
2.     Gönderici ile alıcı arasında aktarılan duygu, düşünce ya da isteklere ileti (mesaj) denir.
3.    “Bale. dans, opera” harekete biçim veren yani  ritmik (dramatik) sanatlardandır.
4.     Edebî metinlerde  kelimeler  genellikle  mecaz-yan anlamlarıyla,  öğretici  metinlerde
ise gerçek (temel) anlamlarıyla kullanılır.
5.     Bazı yörelerde “kaşınmak” yerine “gidişmek”, “geçen sene* yerine “bıldır” kelimelerinin kullanılması ağız  farklılıklarına örnek olarak gösterilebilir.
6. Yalınlık-duruluk; anlatımda gereksiz ayrıntılardan, süslü ve sanatlı söyleyişlerden kaçınmak
olarak tanımlanabilir.

Ç. Aşağıdaki çoktan seçmeli soruları cevaplayınız.

1. Arıların oluşturduğu peteğin her bir altıgeninin derinliği 3 santimetre, duvar kalınlığı ise milimetrenin yüzde beşi kadardır. Bu kadar ince iş isteyen bal üretimi arılar için oldukça kolaydır. Binlerce farklı arı hep eşit boyda petekler üretir. Buna rağmen arıların yaptığı bu kusursuz bal petekleri bir sanat olarak kabul edilemez çünkü…..

1. Yukarıdaki parçada boş bırakılan yere aşağıdakilerden hangisinin getirilmesi uygun olur?
A) sanat amacı güdülmeden oluşturulmuştur
B) farklı malzemelere yer verilmemiştir
C) bilimsel bir çalışmanın sonucudur
D) yüzyıllardır aynı malzeme kullanılmıştır
E) insan eli değmeden gerçekleştirilmiştir

CevapA

2. Aşağıdakilerden hangisi anlatmaya bağlı metin türlerinden biri değildir?

A) Fabl B) Hikâye C) Masal D) Roman E) Tiyatro

CevapE

3. Dağları, taşları, akar sularıyla, / Şu tanıdık toprakta Bir büyük dünya parçası / Fatihini aramakta.

Yukarıdaki şiirin iletişim tablosuyla ilgili olarak verilenlerden hangisi yanlıştır?
A) İleti: Asla karamsarlığa düşmemeliyiz. B) Alıcı: Okur
C) Kod: Türkçe D) Kanal: Yazılı
E) Gönderici: Şair

CevapA

9.  Sınıf Sonuç Yayınları Türk Dili ve Edebiyatı Ders Kitabı Sayfa 40 Cevabı

Yukarıda verilen metinlere göre “Her iki metinde de….” ifadesinin aşağıdakilerden hangisiyle tamamlanması doğru olur?
A) öğretici metin özelliği görülmektedir
B) kelimeler gerçek anlamlarıyla kullanılmıştır
C) baharda görülen değişiklikler üzerinde durulmuştur
D) çağrışım değeri zengin ifadelere yer verilmemiştir
E) öyküleyici anlatıma başvurulmuştur

CevapC

5. Dünya tarihine baktığımızda, ulusların geleceğini yönlendiren bütün büyük liderlerin sanat ve edebiyata karşı yakın ilgilerine hatta bu alandaki uğraşılarına tanık oluruz. Ama şurası bir gerçek ki sanatın gerekliliğine inanan ve bu bilinçte olan tüm önderlerin düşünce yapılarında demokrat ve ilerici nitelikler taşıdığını görürüz. Sanatın temelinde var olan insan sevgisine (insancıllığa), hoşgörüye, yaratma özgürlüğüne büyük önem veren bu önderler; sanatın gerekliliğine inanırlarken sanatçının da toplum içindeki saygınlığını ve önemini özdeyiş (vecize) niteliğindeki sözlerle yeri geldiğinde her zaman vurgulamışlardır.

Mehmet Yaşar Bilen, Sonra Yazı Vardı Bu parça için aşağıda verilenlerden hangisi doğrudur?
A) Sanatçıların aynı zamanda iyi bir lider olabileceğine vurgu yapılmıştır.
B) İletişim öğelerinin tamamını yansıtır nitelikte bir metin değildir.
C) Düşünceyi geliştirme yollarından örneklemeye başvurulmuştur.
D) Argo ve jargon gibi dilin kullanımından doğan dil farklılıklarını örneklemektedir.
E) Öğretici özellikler gösteren bir metinden alınmıştır.

CevapE 

9. Sınıf Tarih MEB Yayınları Ders Kitabı Cevapları Sayfa 39

9. Sınıf Tarih ders kitabı cevapları her sınıf ve düzeyden öğrencilerin ödevlerine yardımcı olması için paylaşıyoruz. 2019 2020 Eğitim öğretim yılı için okullarda okutulan 9. Sınıf Tarih ders kitabı etkinlik cevapları için bu sayfayı baştan sona inceleyebilirsiniz. Daha iyi anlamanız için her bir etkinliği ayrı ayrı çözümledik. Eklenmesini ve düzeltilmesini istediğin yerler olursa yorum kısmından yazmayı unutmayın.

Sayfanın Cevapları:

9. Sınıf Meb Yayınları Tarih Ders Kitabı Yazının Gelişimi Cevapları

9. Sınıf Tarih Ders Kitabı Meb Yayınları 2. Ünite İnsanlığın İlk Dönemleri  Sayfa 36, 37, 38, 39  Yazının Gelişimi Etkinlik Soruları ve Cevapları

Yazının Gelişimi

9. Sınıf Meb Yayınları Tarih Ders Kitabı Sayfa 36 Cevabı

Yukarıdaki sözlerden hareketle yazının insan hayatındaki önemi ile ilgili neler söylenebilir?

  • Cevap: Bu sözlerin hepsi yazının bir bellek yaratması ile ilgilidir. Yani yazı, geçmişten bu güne bir köprü kurar. Kültürün, bilimin, her türlü inanışın, sanatın sürekliliğini sağlar. Yani insanlığın belleğini oluşturur.Geçici bilgiler için söz de kullanabilirsiniz ama kalıcı bilgiler için asla söz yeterli değildir. İnsan hafızası unutmaya meyil gösterir. Alimler bile unutmuş diyerek en zeki ve bilgili insanların bile sözlerini zaman zaman unuttuğu hatırlatılır. Yazılı metinler ise unutulduğunda tekrar  açılır ve okunabilir. Bir sözün aktarılması durumunda arada farklı kelimeler kullanır ve anlam değişebilir. Yazı ise olduğu gibi aktarılır ve asla değiştirilemez. Sözün uçucu yazının ise kalıcı olması durumu iyi analiz edilmeli ve yazının icadına olan önem iyi anlanmalıdır. Bu sözlerde asıl amaç yazının icadına ve yazının yaygın kullanılmasına yöneliktir.

9. Sınıf Meb Yayınları Tarih Ders Kitabı Sayfa 37 Cevabı

Okullar
Yazının kesintisiz bir biçimde devam etmesi, tapınak ve krallıkların yazıcı yetiştirmek için kurdukları okullarla mümkün olmuştur. Sümerlerde, okullara “Tablet Evi” adı verilmekteydi. Okuma yazma öğrenmek isteyen öğrenciler bu okulda kil parçaları üzerine aynı heceleri tekrar tekrar yazarak yazı yazmayı öğrenmeye çalışırdı.
Kazı çalışmaları sırasında öğrencilere ait çalışma tabletleri bulunmuştur. Sümer okullarında öğretim ve eğitim metotları hakkında bilgi veren okul tabletleri serisinden bir metin şu şekilde tercüme edilmiştir:
— Tablet evinin oğlu, günlerden beri nereye gidiyorsun?
— Tablet evine gidiyorum.
— Tablet evinde ne yapıyorsun?
— Tabletimi okuyor, kahvaltımı yiyorum.
— Tablet evi kapandıktan sonra eve giderim.
Sümerler, öğretmene tablet evinin babası, öğrenciye ise tablet evinin oğlu demiş ve okulu bir aile ocağı gibi kabul etmiştir. Böylece Sümerler, yalnız yazıyı icat etmekle kalmamış, onun öğretilmesi ve yayılması için de çalışmıştır (Kınal, 1971, s.8- 9’dan düzenlenmiştir).

Sümerler’in yazıyı icat etmesi insanlık tarihinde ne gibi değişikliklere neden olmuştur?

  • Cevap: Sümerler, yazıyı icat eden ve simgeler halinde bir iletişim dili ortaya koyan bir uygarlık olmuştur. Böylece iletişimin sağlanmasında ve ekonomik gelişmelerin ilerlemesinde önemli bir etken oluşturdular. Özellikle tarım ve matematik alanında Sümerler, yazının icadıyla devri sağlamışlardır.İnsanlık tarihinde edebiyatın gelişmesinden önce yazının icadıyla tarım ve ticaret gelişmeye başlamıştır. Çünkü insan hayatının devam etmesi için beslenme, barınma, korunma ön plana çıkmaktadır. Bu da yazının icadının ilk ihtiyacı gidermesinde tarım ve ticarette kullanılmasını sağlamıştır.

    Sümerler’in bu icadı dünya genelinde de tarım ve ticaretin ardından hukuk ve siyasi sistemlerin gelişmesinde etkili olmuştur.

    • Dini, ticari ve ebedi belgeler kayıt altına alındı.
    • Kanunlar yazılı hale geldi. Herkes kanunları öğrendi ve uyguladı.
    • Matematik işlemleri, hesap yapma kolay hale geldi.
    • Haklar kayıt altına alınabildi.
    • Eğitim verebilme imkanları arttı.
    • Bilimsel gelişmeler arttı.
    • Teknoloji gelişti.

    Sümerler’in yazıyı icat etmesi insanlık tarihinde çığır açtı. Bu değişiklikler günümüz insanlık medeniyetinin bu hale gelmesini sağlamıştır.

Yazının ve yazı araçlarının gelişimine hangi milletler katkı sağlamıştır?

  • Cevap: Yazıyı M.Ö. 3500 yılında Mezopotamya’da yaşayan Sümerler icat etmiştir. Sümerler, toprak hamurdan yapılan kil üzerine şekiller ve hatta zarf içine konulmuş yazıların “konşimento” , “senet” , “borç belgesi” vb. ticari belgeler olduğu anlaşılmaktadır.
    Mısırlılar Sümerlerden esinlenerek “Hiyeroglif” yazısını geliştirmişlerdir.
    Fenikeliler M.Ö 2000’de ilk alfabeyi icat etmişlerdir.
    M.Ö 1300’de Çinliler ve Mısırlılar kandillerini aydınlatmada oluşan ısı ve bitki zamklarıyla karıştırılarak hazırlanan mürekkebi buldular.

 

7. Sınıf İngilizce MEB Yayınları Ders Kitabı Cevapları Sayfa 39

7. Sınıf İngilizce ders kitabı cevapları her sınıf ve düzeyden öğrencilerin ödevlerine yardımcı olması için paylaşıyoruz. 2019 2020 Eğitim öğretim yılı için okullarda okutulan 7. Sınıf İngilizce ders kitabı etkinlik cevapları için bu sayfayı baştan sona inceleyebilirsiniz. Daha iyi anlamanız için her bir etkinliği ayrı ayrı çözümledik. Eklenmesini ve düzeltilmesini istediğin yerler olursa yorum kısmından yazmayı unutmayın.

Sayfanın Cevapları:

7. Sınıf Meb Yayınları İngilizce Ders Kitabı Sayfa 39 Cevabı

7. Sınıf Meb Yayınları İngilizce Ders Kitabı Sayfa 39 Cevabı” ise önce sorular yazıldı daha sonra kitabın üzerinde çözülerek gösterildi. Önce sorular hemen ardından ise cevaplar mevcuttur.

SORULAR

7. Sınıf Meb Yayınları İngilizce Ders Kitabı Sayfa 39 Cevabı

Read the text in part 2 and put the sentences into chronological order.

Read again and fill in the blanks with the correct information.

1. When was Nikola Tesla born?
He was born in_____________.
2. Why did he learn many languages?
Because___________________________________.
3. Who did he work with at the beginning of his career?
He worked with____________________.
4. When did he move to the USA?
He moved to the USA in _____________.
5. Did he work on wireless communication?
____, he _____.

What surprised you most about Nikola Tesla? What do you want to learn more about him?

  • Cevap

 

8. Sınıf İngilizce Tutku Yayınları Ders Kitabı Cevapları Sayfa 39

8. Sınıf İngilizce ders kitabı cevapları her sınıf ve düzeyden öğrencilerin ödevlerine yardımcı olması için paylaşıyoruz. 2019 2020 Eğitim öğretim yılı için okullarda okutulan 8. Sınıf İngilizce ders kitabı etkinlik cevapları için bu sayfayı baştan sona inceleyebilirsiniz. Daha iyi anlamanız için her bir etkinliği ayrı ayrı çözümledik. Eklenmesini ve düzeltilmesini istediğin yerler olursa yorum kısmından yazmayı unutmayın.

Sayfanın Cevapları:

8. Sınıf Tutku Yayıncılık İngilizce Öğrenci Çalışma Kitabı Sayfa 39 Cevabı

8. Sınıf Tutku Yayıncılık İngilizce Öğrenci Çalışma Kitabı Sayfa 39 Cevabı” ise önce sorular yazıldı daha sonra kitabın üzerinde çözülerek gösterildi. Önce sorular hemen ardından ise cevaplar mevcuttur.

SORULAR

Listen to the description of making a homemade ice cream and number the steps in the order you hear. Then write the words “first”, “second”, “then”, “after that”, “next” and “finally” in the blanks.

…………………………. heat the mixture and stir
constantly until the sugar dissolves.
…………………………, mix up two cups of cream, 1
cup of milk, 2/3 sugar and 1 teaspoon of vanilla extract in a saucepan.
…………………………, pour the mixture into a bowl,
cover it and place it in the refrigerator for two hours.
…………………………, put your ice cream into the
freezer for about three hours and then enjoy your ice cream.
………………………….., add your favorite flavor
like sliced strawberry or cherry into your ice cream.
………………………… pour the mixture into an ice
cream maker and freeze it for an hour.

Listen to the description of making a pizza and number the photos in the correct
order.

Sarch how we can prepare bread. Then describe or make a presentation of how we prepare bread. Use the words like first, second, next, then, after that, finally, etc. and also use photos to make your presentation interesting.

8. Sınıf Tutku Yayıncılık İngilizce Öğrenci Çalışma Kitabı Sayfa 39 Cevabı

6. Sınıf Kuranı Kerim Dikey Yayınları Ders Kitabı Cevapları Sayfa 39

6. Sınıf Kuranı Kerim ders kitabı cevapları her sınıf ve düzeyden öğrencilerin ödevlerine yardımcı olması için paylaşıyoruz. 2019 2020 Eğitim öğretim yılı için okullarda okutulan 6. Sınıf Kuranı Kerim ders kitabı etkinlik cevapları için bu sayfayı baştan sona inceleyebilirsiniz. Daha iyi anlamanız için her bir etkinliği ayrı ayrı çözümledik. Eklenmesini ve düzeltilmesini istediğin yerler olursa yorum kısmından yazmayı unutmayın.

Sayfanın Cevapları:

6. Sınıf Dikey Yayıncılık Kur’an-ı Kerim Ders Kitabı Sayfa 39 Cevabı

6. Sınıf Dikey Yayıncılık Kur’an-ı Kerim Ders Kitabı Sayfa 39 Cevabı” ise önce sorular yazıldı daha sonra kitabın üzerinde çözülerek gösterildi. Önce sorular hemen ardından ise cevaplar mevcuttur.

SORULAR

Soru:

* Kur’an’ın ilk ayetlerinin “Oku!” emriyle başlaması, ilk ayet-i kerimelerde bilginin, nin simgesi olan “kalem”e vurgu yapılması size neler düşündürmektedir?

  • Cevap:  Bildiğimiz üzere Peygamber Efendimize gelen ilk vahiy Oku dur. Cebrail aracılığıyla Hira mağarasında ilk ayet inmiştir.Cebrail (a.s) Düzenli olarak Peygamber Efendimizin yanına gelip,Kuran-Kerim’İn nasıl okunacağını göstermiştir. Peki ilk ayetin önemi nedir? İnsanlar bir şeyi okumadan anlayamazlar.Okumamış bir çağ cahil olur yenilik olmaz.İnsanlar din hakkında bilgi edinemezler.İşte bizde anlamadığım konuları Kuran- Kerim’den okumalıyız.

* Bu durumdan hangi sonuçlara ulaşabiliriz? Sınıfınızda tartışınız.

  • Cevap: Okumanın önemi, okumanın Kuran’da geçen önemi ve yeri

 

6. Sınıf Din Kültürü Dörtel Yayınları Ders Kitabı Cevapları Sayfa 39

6. Sınıf Din Kültürü ders kitabı cevapları her sınıf ve düzeyden öğrencilerin ödevlerine yardımcı olması için paylaşıyoruz. 2019 2020 Eğitim öğretim yılı için okullarda okutulan 6. Sınıf Din Kültürü ders kitabı etkinlik cevapları için bu sayfayı baştan sona inceleyebilirsiniz. Daha iyi anlamanız için her bir etkinliği ayrı ayrı çözümledik. Eklenmesini ve düzeltilmesini istediğin yerler olursa yorum kısmından yazmayı unutmayın.

Sayfanın Cevapları:

6. Sınıf Din Kültürü ve Ahlak Bilgisi Dörtel Yayınları Ders Kitabı Cevapları Sayfa 39

“Namazın şartları”, “Namazın farzları” ifadesinden ne anlıyorsunuz?

  • Cevap: Namaz kılmak için yerine getirilmesi gerekenler namazın şartlarını oluşturur. Namaz kabul edilebilmesi için yapılması gerekenler namazın farzlarını oluşturur.

Namaz kılmaya başlamadan önce hangi hazırlıkları yaparız?

  • Cevap: Önce üstümüzün temizliğine ve namaz kılacağımız yerin temizliğine dikkat etmeliyiz. Sonra namaz için şart olan abdesti almalıyız.

Abdestin nasıl alındığını ve hangi durumlarda bozulduğunu ilmihâl kitaplarından ve Genel Ağ’dan araştırınız. Araştırmanızı sunu hâline getiriniz ve etkileşimli tahta, projeksiyon gibi araçlar yoluyla arkadaşlarınızla paylaşınız.

  • Cevap: Abdest almaya başlamadan önce “Niyet ettim Allah rızası için abdest almaya” diye niyet ederiz.

Elleri yıkama

“Eûzübillahimine şşeytanirracim-Bismillahirrahmanirrahim” Önce eller bileklere kadar ve parmak araları da ovuşturularak üç defa yıkanır.

Ağza su verme

Sağ elimize üç defa su alarak ağzımıza veririz. Her su alışta ağzımızı çalkalayarak ağızdaki suyu dökeriz.

Buruna su verme

Tekrar avucumuza su alarak üç defa burnumuza veririz. Sol el ile de sümkürür temizleriz.

Yüzü yıkama

Sonra iki avucumuza su alarak saç bitiminden çene altına kadar yüzümüzü üç defa yıkarız.

Sağ kolu yıkama

Önce sağ kolu dirsekle beraber üçer defa yıkarız.

Sol kolu yıkama

Sonra sol kolu dirsekle beraber üçer defa yıkarız.

Başı mesh etmek

Sağ elimizle başımızın dörtte birini mesh ederiz. Yani sağ elimizi ıslatıp başın dörtte birini sıvazlayarak ıslatırız.

Kulakları mesh etmek

Her iki eli de ıslatıp serçe parmaklarımızla kulaklarımızın içini mesh ederiz. Kulakların arka kısmını ise baş parmaklarımızla mesh ederiz.

Boynu mesh etmek

Sonra baş ve serçe parmaklarımızı kullanmadan işaret, orta ve yüzük parmaklarımızın dışı ile boynumuzu da mesh ederiz.

Ayakları yıkama

Ayaklara gelince, parmaklardan başlayarak önce sağ sonra sol ayağımızı topuk kemiği ile beraber üçer kez yıkarız.

Ayaklarımızı yıkarken parmak aralarımızın iyice yıkanmasına dikkat etmemiz gerekir.

ABDESTİ BOZAN DURUMLAR

1) Önden veya arkadan kan, irin, meni, sidik, gaita (necaset) gibi bir pisliğin veya herhangi bir sıvının çıkması, abdest ve gusülde yıkanması farz olan yere kadar taşmasa bile, abdesti bozar.

2) Arka taraftan yel çıkması.

3) Ağızdan ve burundan, ön ile arkadan başka, herhangi bir organdan sıvı halinde kan çıkması. Şöyle ki: Akıcı bir halde ağızdan çıkan kan, tükürükten fazla veya ona eşit ise, abdesti bozar, değilse, bozmaz. Bu renginden anlaşılır. Diğer yerlerden çıkan kan ise, çıkış yerinden yanlarına taşınca abdesti bozar. İğne ucu gibi çıkıp da yerinde kalan kan damlası abdeste engel olmaz. El veya parmak ile silinmesi de zarar vermez. Yaradan çıkan irin ve sarı sular da hüküm bakımından aynıdır.

4) Ağız dolusu kusmak.

 5) Az veya çok bir zaman bayılmak, çıldırmak, yürürken irade dışında sallanacak şekilde sarhoş olmak. Bu sarhoşluk bir zorlama sonucu olsa, yine hüküm değişmez.

6) Rükulu ve secdeli bir namazda iken mükellef bir insanın kasden veya sehven (yanılarak) uyku halinde olmaksızın, yanındakiler işitecek kadar kahkaha ile gülmesi, hem abdestini, hem de namazını bozar. Çocuğun veya uyuyanın kahkaha ile gülmeleri, sadece namazı bozar; abdesti bozmaz.

7) Çocuk doğurmak. Çocuğun doğması ile kan görülmese bile abdest yine bozulur.

8) Erkeğin hanımı ile aşırı derecede oynaşması da abdesti bozar. Kendilerinden bir sıvı çıksın veya çıkmasın hüküm aynıdır. Fakat Muhammed’e göre, bu durumda mezî gibi bir yaşlık çıkmadıkça abdest bozulmuş olmaz.

9) Erkeğin tenasül organına kaybolacak şekilde tıkanmış olan bir pamuğun, üzerinde ıslaklık olmasa bile, sonradan dışarıya çıkmış olması veya çıkarılması abdesti bozar. Yine bu organa tıkanmış olan ve bir kısmı dışarda kalan pamuğa sidiğin sirayet etmiş olması da abdesti bozar. İç kısımdaki yaşlık abdeste zarar vermez. Ancak pamuk dışarıya çıkıp düşerse, o zaman abdest bozulur. Çünkü az bir ıslaklık pamukta bulunmuş demektir.

6. Sınıf Dörtel Yayınları Din Kültürü ve Ahlak Bilgisi Ders Kitabı Sayfa 39 Cevabı